Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


Bildiklerimiz

  • 05 Aralık 2018 Çarşamba


Yaşantımızı normal olarak sürdürebilmek için yapmamız gereken şeyler vardır. Bunların büyük bölümünü farkına varmadan ve gördüklerimizden öğreniriz. Bu nedenle yaptıklarımızın büyük bölümü taklitlerden oluşur. Toplumun sıradan çoğunluğu bu durumdadır.
YARDIM.
Yardımlar masum mudur?
Hiçbir yardım karşılıksız olamaz. En karşılıksızmış gibi gözükenin bile örtük bir karşılığı vardır. Her yardım bir alacaklı yaratır. Alacaklıların ne alacaklarını ve nasıl alacaklarını kendileri saptar, bunu karşılık borçlanan ne ödeyeceğini, nasıl ödeyeceğini bilmez.
Bağımlı kılmanın masum görünüşlü ön koşuludur yardım. En masum yardımlar geleceğin güvencesi olarak görülür. Planlanmış yardımlar ise, çıkar temelli sömürü araçlarıdır. Bu konuda askeri yardımlar önemli örneklerden biridir. Bu yardımlar bağımlılık yaratır, doğal gelişimler engeller veya çarpıtır. Tarihte görülen örneklerde, yardımların ardından örtük işgaller gündeme gelir. Her dış yardım beraberinde kültürel işgali de götürür. Gönüllü veya basit çıkarlar karşılığında bir yandaşlar güruhunun oluşmasına neden olur.
Dış yardımlar gibi(çıkar amaçlı) iç yardımlarda masum değildir. Kamu kaynaklarından karşılanan iç yardımlar öncelikle emperyalistlere ve onların işbirlikçilerine yarar sağlar. Bu yararların karşılığında kişilerin ve ülkenin geleceği var. Karşılığı olmayan borçlanmalar geleceği tüketir. Ne yazık ki o gelecek sadece bize ait olmayıp, bizden sonra gelecekleri de etkiler. Öncelikle bizden sonra geleceklerin hayatlarını karartmaya hakkımızın olmadığını bilmeliyiz. İnsani sorumluluğumuzun gereği; akılsızlığımızın cezasını geleceğin suçsuzlarına ödetmemeliyiz!
KİM KAZANIR?
Üstteki sorunun en kısa yanıtı; sisteme karşı olan kazanır. Neden sisteme karşı olan kazanır? Bu sorunun yanıtı şöyle; kurulu sistemin kaybedenleri mevcut sisteme karşı olan çoğunluktan oluşur. Bu nedenle sisteme karşı olanların birlikteliğinin kazanması kaçınılmazdır. Her koşulda kurulu düzenden yararlananlar azınlıkta kalır.
Sisteme karşı olduğunu inandırıcı projelerle sistemden gerektiği gibi yararlanamayanlara anlatabilenlerin kazanma şansı yüksektir.
İktidardan doğrudan veya dolaylı olarak yararlananların küçük bir azınlık olduğu fakat büyük çoğunlukları yönlendirip yönettikleri bilinir. Burada önemli olan sistemden gerektiği gibi veya hiç yararlanamayanlara, kendi konumlarını görebilecekleri bir ayna tutmaktır. Sisteme karşı olanlar her koşulda çoğunluğu oluştururlar. Örgütlü yaklaşımlarla bu çoğunluk harekete geçirildiğinde kazanmak kaçınılmazdır!
Uyanır sular ve yürür baharlı yaşamak.
Esir olmakla tutsak olmak sarmaş dolaş;
Bir yangın peydahlayıp, kendi ateşinde yanmak,
Ölümüne bir sevdayla sürer ölümsüz bir aşk!