Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Ben Kime inanayım

  • 08 Nisan 2019 Pazartesi


Bu memlekette artık kime güveneceksin belli değil. Bazen canım sıkılınca aynaya bakıyorum da kendimden bile acaba diyorum. Memleketin aydın denilen insanları mutasyona uğramış gibi hareket ettikçe midem bulanıyor. Neredeyse utanmadan tam karşıtı olan insanları alkışlayıp, kendi düşüncelerini çöpe atacak. Sanki genetiği değiştirilmiş organizmalar gibiler. Bir zamanlar kendisini idol olarak gördüğü ve bu vatanın bağımsızlığını dile getiren gencecik yürekleri yad ederken, şimdi bir bakıyorsunuz değil adını anmak, sanki hiç tanımamış gibi öğrendiklerini beğenmiyor haspam.

Sadece işin içinde aydın mı var sanıyorsunuz? Yıllar öncesini hatırlayanlar o günlerde yaşananları hatırlayacaktır. Nasıl solcularla sağcıları birbirine kırdırmışlardı. O yıllarda yaşayan solcular İstanbul’a gelen 6.filoya karşı eylem yaptıklarında kışkırtılan sağcı gençler ise onları zincirlerle kovalayarak, biz Amerikan askerini dövdürmeyiz demişlerdi. Şimdi ise solcusu da sağcısı da aynı konuda ortak düşünüyorlar. Biz haklıymışız. Şimdi solcudan çok sağcısı anti Amerikancı oldu. Aydınların bir çoğu ise faşist.
Memleketinin bir karış toprağının namus olduğunu söyleyen solcular tersini, ülküsünü unutarak vatanını satan sağcısı. Hadi bakalım şimdi kime inanacaksın? Solu sağa, sağı da sola karıştı memleketimin. Hani anmıyor da değilim. Atatürk keşke canlanıp da yeniden gelseydi. Ben dahil hepimizden hesap sorsaydı. Ben isterdim hesap sorulmasından.
Atatürk yaşasaydı, ülkücü ülküsünü bilirdi. Solcusu solunu bilirdi. Kurtuluş savaşı sıralarında nasıl Babıali bu vatanın müdafaasında aktif rol oynamıştı, o zamanki gibi şimdi de günün basınına hesap sorardı kesin olarak. Ne yapıyorsunuz diye. Atatürk yaşadığından günümüze kadar gerek mecliste gerekse başka alanlarda görev için edilen yemin bellidir. Asker yemini bir güzel, Harbiyelinin yemini bir güzel, meclisin yemini bir farklı güzeldi. Yemin denildiğinde namus ve şeref sözü verilirdi. Bu yemin her şeyden kuvvetli ve değerliydi. Şimdi ne oldu? Her kes kendi bildiğine göre iş yapıyor. Hani Atatürk’ün emaneti nerede? Ona duyulan saygı nerede? Ben şimdi kime inanayım.
Vatan, bu topraklarda yaşayan herkesin ortak değeridir. Din de bu toplumun ortak değeridir. Ama din insanların vicdani duygusudur. Vicdani görevidir. Bu ülke bizlere bırakılırken, Laiklik ön plana alınmıştır. Şimdi benim değer verdiğim buna uymazsa ben şimdi kime inanayım.