Selma Erdal

Tüm Yazıları


Başka Sözler de Söylenmeli

  • 25 Ekim 2018 Perşembe


Dün emperyalistlere, sömürgenlere karşı savaş veren bu ülkede...Bugün emperyalistlerin zehirlediği beyin-siz-ler; öncelikle Ulu Önderimiz ATATÜRK'e, O'nun kurduğu Cumhuriyet'e, Cumhuriyetimiz'in kuruluş İlke ve Devrimleri'ne, ulusal birliğine ve ülke bütünlüğüne saldırmak için her an hazır ve nazırlar...Çağdaş olan, aydınlık olan, bilimsel olan, akılcıl olan ne varsa; onlara da düşmanlar...Akıl, izan; ilim, irfan...Çıkdı sıradan...Dün; hurafe, batıl sayılanlar...Bugün yeniden pazarlanıyor i-man kafalara...Örneğin; Beyaz TV'de, "ellerdeki çizgiler ne anlama geliyor?" diye saatlerce konuşuyor adamın biri...En muteber meslekler sıralamasında; astrologlar, astronotları bile solladı, geçdi...Yaşam koçları, evlilik uzmanları; onlar zaten her biri Amerika'dan diplomalı... Ama nedense Devlet kadro açmıyor onlar için... Yine de saygı, ilgi görüyorlar ümmet-i cahilden, tıp doktorları hastane köşelerinde dayak yerlerken...
Televizyon programlarından söz etmişken...
A SPOR televizyon kanalında...Her gün, tartışmasız ama her gün; yurtdan sesler korosu değil ama, Ali Koç ve Fenerbahçe'ye saldırı korosu yayında...Aykut İnce, Emre Bol ve Mehmet Özcan üçlüsü; bıkmadan, usanmadan Fenerbahçe'yi eleştirme bahanesiyle, dolaylı yoldan Fenerbahçe Başkanı Ali KOÇ'a saldırıyorlar. Özellikle de Emre Bol'un hiç durmuyor çenesi...Ona kalsa; hemen kaldırılmalı Ali Koç'lu Fenerbahçe'nin cenazesi...Dilimi zor tutuyorum "be hey ahmaklar; Türkiye ekonomisini sırtında taşıyan bu adam, bir Fenerbahçe'yi mi kaldıramayacak?" diyesim geliyor...Birilerinin şiddetle Fenerbahçe Başkanlığı'na gözünü diktiğinden beri; Fenerbahçe'nin başına kim gelirse, gelsin...Bunların hedefinde... Ellerine geçiremedikleri tek kale; Fenerbahçe olduğuna göre...Daha çok sürer bu saldırılar ve bitmez, tükenmez Fenerbahçe'ye yönelik bu kin ve öfke...

Ve KANAL 7 adlı televizyonda; Hintli dizi fimler sürekli gösterimde...Bu dizilerin içeriklerine göre bu ülkede kadınlar YOK hükmünde...Evlendiklerinde de gelin gittikleri evde; kul, köle, hizmetçi...Genellikle okula gitmiyorlar... Evde yemek yerken aile üyeleriyle birlikte, aynı anda sofraya oturmuyorlar. Yedi yaşlarında evlendiriliyorlar...Çocuk gelinlik faciasında; Dünya şampiyonluğu onlarda...Henüz gerdeğe girmeden öncesinde, çocuk gelinken bile ola ki "kocası" ölürse "uğursuz" ve de "dul" sayılıyorlar.Çünkü yoklukla, bilgisizlikle, çağdışı düşüncelerle yanıp, kavruluyorlar...Yoksullarla varsıllar arasında; uçurumlar var, hem parasal, hem de sınıfsal, "kast" sistemi egemen ülkelerine...İşte bu koşullarda olan ülkeden çıkan VANDANA SHIVA adlı dünyaca ünlü çevre ve ekoloji uzmanı bir kadın... GDO'lu tohumlarıyla ünlü MONSANTO adlı küresel şirketi; ülkesinden kovuyor, onların zehirli tohumlarıyla topraklarının, dolayısıyla da halkının zehirlenmesini önlüyor, engelliyor...Yoksul köylüsüne,çiftçisine merhamet duyuyor, onlara ÖNCÜ oluyor, zehir tohum taciri bu ÖCÜ şirketi sınır dışı ediyor halkıyla birlikte...O bir Hintli kadın; Vandana Shiva...Kim mi o?...25 Eylül 2018 günü gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler 73. Genel Kurulu'nda, TRUMP'ın övgüler düzdüğü Hindistan ülkesinden değerli bir bilim kadını...En bilinen çalışmasının adı da ÇALINAN HASAT Küresel Gıda Soygunu adlı bir kitap...Düşünüyorum, soruyorum, sorguluyorum... Bizde var mı böyle birisi?...Ne kadını, ne de erkeği...Bizdekiler yalnızca halkına tepeden bakan, her şeyi yalnızca onlar bilen, kendisine saygı gösterilmesi telaşında televizyon, televizyon gezen "medya alimleri"... Ve onları her türlü çıkarları için kullanmak amacıyla pusuya yatmış, bekleyen küresel sömürgenlerin zalimleri...
Ve bir söz, İngilizce bir tümce: Nobody is born racist.Türkçesi ile ne diyor sizce?... Diyor ki; hiç kimse ırkçı doğmadı...Kesinlikle doğru...Daha sonra ne oldu?... IRKÇILIK;BİZLERE ÖĞRETİLDİ...AMA ŞİMDİ İNSANLIK ADINA İNKAR EDİLSE DE IRKÇILIK GENETİK BİLİM DİYE BİR ŞEY VAR...Ve sürekli POMPALIYOR DAHA ÇOK BU DÜŞMANLIĞI...IRKLARA GÖRE YAPTIĞI ARAŞTIRMALARLA...BU DURUMDA NASIL BİTECEK BU KAVGA?...Hani derler ya; hem eğ, hem de dökme...İnsanlığa ırkçılığı öğreten de Batılı sömürgenler, kemirgenler... İnsanlık öğretmeğe kalkışanlar da yine onlar...Oysa böylesine iki yüzlü, güvenilmez olmasalar... Yoksul halklara saldırmasalar...Onların kaynaklarına el uzatmasalar...GDO'lu tohumlarla topraklarını, besinlerini ve son aşamada da bedenlerini zehirledikleri gibi... Çarpık düşünceleriyle, değer yargılarıyla; Dünya halklarının benliklerini zehirlemeseler... Dünya nasıl da yaşanılası güzel bir gezegen olurdu...Kesinlikle başka sözler de söylemek gerek; dışımızda yaşanan olaylar, olgular, oluşumlar üzerine...Dünya'dan kopuk, Dünya'dan uzak kalmamak gerek...