Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Bakın reklamın hasına

  • 24 Nisan 2018 Salı


Sanki bu insanların aklıyla dalga geçiliyor. Yoksa geliri ortada olan birine sen kalkıp, aylık ödemesi 8.800 liradan, 6.500 liradan ev satıyoruz diye reklam yapamazsın arkadaş. Burada hakikaten bir dalga geçme var kanısındayım. Bilmeden yapılıyor galiba bu konu. Bilinse yapılmazdı. İnşaat şirketlerine birileri anlatmış olacak ki, sen kalk vatandaşa alay eder gibi reklam yap. İşin aslı bu değil.

İşin aslına birlikte bakacak olursak vatandaş anlayacak ama, bir türlü doğru düşünceleri anlatmak istemiyorlar. Bence yanlışın nereden dönülse kardır fikrini ortaya koymak gerekiyor. Yapılan bu reklamların yabancı dilde olması durumunda, o reklamı izleyen kişiler de kendisine değil, yabancılara yapılan bir reklam olduğunu anlayacaktır. Yoksa resmen alay konusu olduğunun resmidir bunlar.
Ülkemizin büyük bölümü, gelir düzeyi olmayan bir yapıdadır. Bilmeyene duyurulur. Yani bunun aksini iddia etmenin anlamı yok. Bu reklamı yapılan bedelden ev alabilmek için ülkenin ancak %20’si belki koşullara uyacaktır. Gerisinin mali durumuna bakacak olursak, değil daire almak, kazancıyla geçim sıkıntılarını bile aşamaz durumdadır. İstatistik kurumlarının anlattığına göre, açlık sınırı 1.800 lira olup da, eline 1.600 lira geçenlere bu ev alım işini anlatmak sanırım abesle iştigal etmektir.
Bakın reklamın hasına. Gelin size 0 faiz ile kredi verelim, evinizi alın, hatta kira garantisi veriyoruz. Ödemesi çok kolay. Aylık 8.800 lira. Harika bir yatırım. Bir evde üç kişi yaşıyor. Ana, baba ve çocuk. Çekirdek aile yani. Bakın şimdi hayalin en büyüğüne. Baba genel müdür, ana şirketin genel koordinatörü, çocuk bir şey olmamış henüz. Buna göre ana ile babanın parası, eğer evleri daha önceden varsa, birinin parası geçime, diğerinin ki bankaya krediye olursa bu iş tamam. Bu reklama göre, memleketin neredeyse tamamı ya genel müdür, ya da genel koordinatör.
Kardeş ne iş yaparsın? Abi inşaatta ameleyim Allaha şükür. Peki hayattan beklentin ne? Abi ne olacak evde işimin genel müdürüyüm. Eh bunu duyan inşaat sektörü hiç aşağı kalır m ı? Haydi bakalım elinde çakılı olan evini elbette pazarlayacak. Kime derseniz, orası kendine ait bir düşünceden çıkıyor. Parayı veren banka. Onu da banka düşünür. Al krediye, taksiti Mehmet ödesin.
Hani yeni bir kararname ile yabancıların emlak edinmesi konusu vardı ya, bu iş için müteahhitler erken atladılar. Hem de balıklama. Ortada hazır ev var. Memleketin içi dışı yabancı zaten. Onlara hazır kredi veren de var. Bu sektör mal mı peki, elbette değil. Bulmuşlar paranın kokusu kimde, alacaklar ciğerini. Herkes memnun, Serbest piyasa bunun adı. Yap reklamı birileri atlayacak. Kim atlayacak belli değil. Yabancılar bu ülkede bir yere gelmesi için elbette Türkçeyi bizden iyi kavramak zorunda. Bu memlekette bol su ve güneş zaten varken, kalkıp başka yer arayacak değil ya. Ne yapacak, gidecek oradan alacak evini. Ödemesi ise basit. Al evi ödemesen de biri gelir sırtını sıvazlar. Bu ülkede sırtı sıvazlanmayan tek kişi kaldı. O da, emekli, gariban, fakir fukara ve dar gelirli. İnsanların aklıyla oynuyorlar.