Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


Ayrıntılar

  • 11 Aralık 2018 Salı


Taklit ederek öğrendiklerimizi tekrar ederek vasat bir yaşantıyı sürdürürüz. Bu tür bir yaşantı zararsız olabilir, yararlı olduğu da söylenemez. Ayrıntılar göremediklerimiz olduğu sürece olabilecek olanlardan yoksun kalmalar kaybımız ve hatta kayıplarımız olur.
SINIRLAR.
Sınırlar farklılıkları belirleyen ayrıntılardır. Sınırların ortadan kalktığı ortamlarda belirsizlik, bilinmezlik ve kargaşalık egemen olur. “Kurt dumanlı havayı sever!” söylemi bu gibi haller içindir. Bu gibi durumlardan sadece güçlüler daha da güçlenerek çıkarlar. Genel çoğunluk için kargaşa ortamları güvenliğin azaldığı süreçlerdir.
Hayali suçlamaların uçuştuğu ortamlarda en çok gerçeğin savunucusu olan muhalifler zarar görürler. Çünkü muhalif olmak hainlikle eşdeğer belletilir. Hele de medya yönetenlerin kontrolünde ise; iletişim kanallarını tıkamakla kalmaz, kontrol ettikleri kanallardan kendi yararlarını gözeten (çarpıtılmış) iletiler gönderirler.
Tek kişi yönetimine gidilirken önce parti devlet aşaması yaşandı ve ardından tek kişi yönetimi devreye girdi. Bu noktaya gelinceye dek işletilen süreç, sınırları belirsizleştirdi. Özünde karşı olunan muhalefet hareketinin ülke yararına dönük talep ve girişimleri, devlete karşı bir hareket olarak kitlelere yansıtıldı. Ayrıcalıklı çıkarlar sağlanan bir yandaşa haklı temellerde karşı çıkmak, devlete karşı hareket olarak sunulmak istenebilir. Oysa müttehittin devlet olmadığı kesin olmalı. Sınırlar karıştırılınca neyin ne olduğu tam anlamıyla anlaşılamıyor.
Akarlardan pay alan aracılar, devlet yapılanmasında nerede yer alıyor? Bu kadar korunup kollanmaları hiçbir koşulda hoş karşılanamaz.
ESNEKLEŞTİRME.
Esnekleştirme, küreselleşmenin en önemli halkalarından biridir. Emeğin kazanımlarının ve yasal güvencelerinin ortadan kaldırılmasını hedefler.Emeği sorumsuzca sömürmek için önce onların, yıllarca süren mücadeleler sonucunda elde ettikleri kazanımların ortadan kaldırılması gerekirdi. Bir yandan örgütlenmeler engellenirken, öte yandan etkisizleştirme çabaları hız kazandı. Şimdi güvenceli bir işe girmek ve o kurumdan emekli olmak güçleştirildi. Özelleştirilen şeker fabrikalarından atılan işçiler nerede iş bulabilir?
Her zaman emekçilerin kaybı, sermayenin kazancı olur. Kriz süreçlerinde yasa dışı yol ve yöntemlerle kazanmanın kapsamında sadece emeği ile geçinenler değil, toplumun omurgasını oluşturan orta kesimde yer alır. Bu nedenle kriz süreçlerinden toplumun çok büyük bir kesimi etkilenir.
17 Kasımda Fransa’da başlayan “sarı yelekliler” hareketi böyle bir toplumsal olaydır. Toplumun omurgası bir avuç emperyaliste ve onun işbirlikçilerine karşı direniyor. Fransa, geçmişte de görüldüğü gibi olası bir değişimin sinyallerini veriyor.
Vantuzlarını varlıklara doğrultan egemenler; emekçilerin emeğini, umutlarını, doğasını ve yarınlarını tehdit ediyor. Emekçilerin yanı sıra orta sınıfların birikimlerine(iş, ev, araba, arsa, arazi) el atıyorlar! Sözü edilen orta kesimi de kanserli bünyelerine katmak istiyorlar!
Umudundan çözülür yalınkat yaşam,
Filizini yitiren gonca gül dardadır!
Yürek sönerken acısı yüreğimizde kanar!
Güvencesiz yaşamlar, dikişinden patlar!