Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


Aynı gemide miyiz?

  • 18 Ağustos 2018 Cumartesi


İşine yarayan kavramları onaylayıp tekrarlayan, işine yaramayan kavramların içini boşaltarak onlara yeni anlamlar yükleyenlerle anlaşmak sanıldığı kadar kolay değildir. Bu nedenle kimi zaman ana dilde yabancı dille konuşmalara tanık olmak olası gözüküyor.
Milli iradeyi temsil edenleri kendisine yetki devrinde bulunanlar olarak gören bir yaklaşım; bölücü, ayrıştırıcı, ötekileştiren ve yabancılaştıran bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım daha işin başında birliktelikleri yadsımış oluyor. Zaten o kitle kendiliğinden bir şey söylemiyor, onlara sadece istediklerini söyleterek toplumsal“rıza” ürettiklerini düşünüyorlar.
Nedenleri için ileri sürülen savları kuşkulu gözüken bir krizden çıkış için yapılan birlik çağrıları, bütünlükten yoksun yapıda, aynı şekilde algılanmıyor. Zaten örtük olarak söylenen şu: Bizim için gerekli olan sizin görüş ve çözüm önerileriniz değil; bize destek olmanız ve istediklerimizi yapmanız yeter(!) Peki, adama sormazlar mı, kendi bildiğiniz ve istediğiniz gibi yaparak ülkeyi bu hale getirmediniz mi?
Sorunlara neden olanlardan çözüm beklemek aptallık olur. Bir söylem var, der ki; “Bir kör bile ikinci defa aynı kuyuya düşmez!”
“Karşımızda “laik”iyle “dindar”ıyla, yıllardır kârına kâr katan, vergi ödemeyen, taşeron işçi çalıştıran, iş cinayetlerinde onar onar yüzer yüzer can alan, ülkenin kaynaklarına çöken, hazine garantisi adı altında cebimizdeki üç kuruşa göz koyan bir sermaye sınıfı var.
“Batarsak birlikte batarız” sözü krizin faturasını halkın sırtına yüklemek için uydurulan bir palavradan ibaret. Zenginle, patronla, müteahhitle halkın kaderi bir değil. Kriz çok daha derinleştiğinde halk yiyecek ekmek bulamazken, onlar sefahat içinde yüzmeye devam edecek, başları çok sıkıştığında da yurtdışına kaçıp çoktan ülkeden götürdükleri servetleriyle günlerini gün edecekler.”(Fatih Yaşlı, BİRGÜN)
Her şeyiyle ayrıştırılmış bir yapıda; “Aynı gemideyiz!” söylemi ciddi ve samimi gözükmüyor. Aynı gemide olabilmek için ihale almak veya ihalelerden pay almak gerekmez mi? Vergi borçları silinenlerden olmak gerekmez mi? Söz konusu gemiye değil, onun demirlediği limana yaklaştırılmayanların aynı gemide olmaları mümkün mü? Borç olarak alınan paraları(dövizler) kredi olarak kullanıp geri ödemeyenle, bu paraları almadığı halde ödemek durumunda kalanlar aynı gemide olabilir mi? Köprülerin ve yolların gelirlerine el koyanlar ile, kullanmadığı yola ve köprüye para ödemek zorunda kalanlar aynı gemide olabilir mi?
Kazananla kaybeden aynı faturayı ödemez!
Egemen güçlü ise, faturayı kaybedenler öder!