Selma Erdal

Tüm Yazıları


Aylardan Mart

  • 05 Mart 2018 Pazartesi


AKP ülkeye egemen olduğundan beri; herkesi sardı bir Osmanlı aşkı, sevdası...Ve herkes kendini Osmanlı'dan saydı...Oysa Osmanlı'da Sadrazamlar vardı...Ve onlar yalnızca kendi çıkarlarının peşinde koşardı...Daha açık bir anlatımla;Osmanlı'dan beri bu topraklarda SADRAZAM dediğin halkını soyardı...Bizden öncekiler anlatırdı...Osmanlı döneminde halk bıkmış usanmış sadrazamın onları soymasından, hep kendine yontmasından. Sonunda halk başkaldırmış; bu sadrazamı istemeyiz diyerek...Ve sadrazam da demiş ki halka (ki o zamanlar teb'a); "az biraz daha sabredin, 99 küpüm doldu, 100.sünü de doldurayım, bundan sonrası sizin olacak...Ama sabredemezseniz; benden sonra gelen de 100 küpünü doldurmaya çalışacak, yine size kalmayacak"... Demokrasilerde (az gelişmiş, çok gelişmiş ya da çok ileri gitmiş hiç fark etmez) siyaset erk için yapılır; bir başka deyişle güç için...Güç dediğin de yalnızca egemen olma, hükmetme gücü ile sınırlı değildir kuşkusuz, maddi
arasal güç elde etme de bu güç istemi içindedir. Günümüzde bu durum öylesine içselleştirilmiştir ki parası olan siyaset yapar, tıpkı borsaya para koyar gibi, elbetteki ikisininde de amaç rant sağlamaktır...Geçmiş dönemlerde olduğu gibi, gelecek dönemlerde de bu ülkede gelen her iktidar; olacaktır bahtiyar, halkını sömürme pahasına...Aziz ustamız yazmış olsa da "böyle gelmiş, böyle gitmez" diye, ne yazık ki her gün daha da "post modern soygunculuk" biçimi egemen olurken bu ülkeye... Ne mutlu Aziz Ustamız'a ki göremedi kendisi, Sivas cehenneminden de beter yangınları...Ve ne yazık ki yalnızca utopik bir söylem olarak anılarda kaldı; kamusal yarar ilkesi ve de halkın/kamunun çıkarlarını, kendi özel çıkarlarından önde tutan siyasi aktörler devri...Çoğunluğun özenci, öykünmesi; SKANDINAV ÜLKELERİ ve oralarda soygunların yaşanmadığı ya da en aza indirgendiğine ilişkin sosyal demokratlık düşleri...İskandinav ülkelerine gelince sıra;bilindiği gibi o iklim koşullarında yaşayan bir avuç insan, bir de iktidar olarak onları soyarsan, halk kaçar o topraklardan...Oysa Anadolu; altı, üstü kaynak dolu ve "tükenmez şerbeti" gibi bir ülke...Yediveren gülleri gibi...Halk da 80 sonrasından beri; alıştırıldı köşe dönmeye, iş bitirmeye... Tv yansılarından yansıtıldıkça;soyguncular, çeteciler sanki birer ulusal kahraman kimliğiyle...Zaman içinde "hırsız" sadrazamları/başbakanları özlemle bekler kıvama getirildi...Şimdi onlar;onları soymayanı yadırgar...


*Takvimlerde günlerden 3 MART...3 MART'ın anlam ve önemi nedir diye sorgularsak;KİMİLERİNE GÖRE; 3 MART İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜDÜR...KİMLERİNE GÖRE; 3 MART DÜNYA YABAN HAYATI GÜNÜDÜR (Kİ BU YIL İLK KEZ GELİYOR GÜNDEME)...KİMİLERİNE GÖRE; 3 MART DÜNYA KULAK VE İŞİTME GÜNÜDÜR...KİMLERİNE GÖRE; 3 MART DÜNYA SEKS İŞÇİLERİNİN GÜNÜDÜR...OYSA... VE DE EN ÖNEMLİSİ ATATÜRK İLKE VE DEVRİMLERİ DOĞRULTUSUNDA YÜRÜYENLER İÇİN; 3 MART,YENİ TÜRK DEVLETİ'NİN; 3 MART 1924'DE HALİFELİĞİ KALDIRARAK, LAKİKLİĞE VE ÇAĞDAŞLIĞA YOL ALMAYA BAŞLADIĞI GÜNDÜR...HER NE KADAR SON YILLARDA, BU DEVRİMLERDEN GERİYE DÖNMEYE KALKANLAR OLSA DA; BUGÜN AYDINLIĞA YOLCULUK GÜNÜDÜR...
Mart ayı dert ayı denirdi geçmişde; Mart ayında vergiler alındığı için...Oysa AKBABALAR egemen olduğundan beri ülkemizde her ay; vergi ayı oldu sayelerinde...



*8 Mart gününe şurada kaç gün kaldı ki?...Bu yıl yine bir "dünya emekçi kadınlar günü" nedeniyle çeşitli etkinlikler yapılacak.İşte önceki gece bu etkinlikler çerçevesinde; "kadına şiddete karşı tepki vermek amacıyla" kadınlar sokağa çıkdılar. Ve o gece sokağa çıkan kadınlar, polisden şiddet gördüler gece boyunca ve acımasızca...Ve bazı kadınlar da..CEPLERİNE GİRECEK ÜÇ, BEŞ KURUŞ UĞRUNA; İKTİDAR PARTİSİNE YAMANIYORLAR aptalcasına...
*Bu gidişle; Mart ayı boyunca...Yine Afrin...Yine şehidler...Yine yürekler yangın yeri ve kaygılı...Yıllarca HIRSIZ-POLİSÇİLİK oynarken TÜRKİYE; savaş çığlıkları atılıyordu UKRAYNA bahanesiyle KARADENİZ KIYILARI'nda...Almanya (ve ardında Amerika) ile Rusya'nın güç savaşımı, geçmişde kaldığını sandığımız "soğuk savaş" döneminin yeniden canlandırılması girişimiydi, ama "şimdilik" olmadı...Neden mi bunca ortalık karıştırma girişimi?....Çünkü Rusya'nın derdi; önce Karadeniz'e açılmak, ardından da Akdeniz'e...Bu denizlere egemen olan; doğal kaynakları da kontrol eder, çevre ülkeleri de...Rusya ve Almanya (yanında Amerika) tepişecek; küçük ülkeler ezilecek (filler ve çimenler filminin siyasal versiyonu)...Konu;"sağ, sol, devrimci ol" konularından öylesine uzak ki...Kırım demek; Rusya için Karadeniz demek, Karadeniz'e kıyısı olmak demek...Ve bizim basiretsizler de uluslararası alanda ülkeyi güçden düşürdükçe...Gün gelir Akdeniz'e de egemen olur Rusya...Ne de olsa nükleer silahları çevrilmiş Batı'ya...Göreceğiz bakalım; kimlerin canı yanacak, bu güç savaşları sonucunda ?...Ve...Şimdilik Ukrayna'yı bir başka yarına öteleyen Rusya; katılıverdi çelik çomak oyununa Suriye'nin yanında "gizil" bir güç olarak...

*Aylardan Şubat, Mart ya da Nisan...Hangisi yaşansa da...Birileri HAYIRLI CUMALAR...dedikçe...HAYIRSIZLARIN ELİNE GEÇİYOR Şu CANIM ÜLKE; FARKINDA MISINIZ?...