Ünsal Yalçınkaya

Tüm Yazıları


Aydınlanmanın İlk Kıvılcımı…

  • 23 Kasım 2018 Cuma




Arap alfabesinden Latin alfabesine geçişi Yeni kurulmuş TÜRK Devletinin,Türk Milletinin Aydınlanmasının ilk fişeğidir,
Büyük insan Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK bizzat Karatahtanın başına geçerek Alfabeyi öğretmeye başlamış olması ve Öğretmenlere,
“ Muallimler,yeni nesil sizlerin eseri olacaktır” diyerek işaretini vermiş olması çok önemli bir olaydır.
Aydınlanmanın,Bilim ve İlim ve de AYDINLANMANIN ilk kıvılcımıdır.
Ve ardından Aydınlanma hareketi,
Halk evleri,
Eğitmen okulları,
Köy Enstitüleri,
Düşünsenize Köy enstitüleri kapatılmayıp bu günlere ulaşabilmiş olsaydı bu ülkenin gelebileceği noktayı hayal bile edebilecek miyiz.
Ama Muallimlere “Öğretmenlere” verilen talimat ne yazık ki sadece sözde kalmış,sözde bıraktırılmıştır.
70’li yıllara kadar orasından burasından tırpanlamak yetmemiş,
“Sağcı” Milliyetçi öğretmenler, Solcu “Kemalist “ öğretmenler diye ayrıştırmışlar o da yetmemiş Milli Görüş gömleği giyenlerde piyasaya sürülmüş
Sonuç olarak bin bir emek ile kurulmuş,Laik eğitimi hayata geçirmeye çalışanlar bir çırpıda yok edilerek
Türban masumiyeti adı altında Laiklik yok edilmiş,
Şeriat isteyenlerin,Tarikatların ocağı haline getirilmiş, Gazinin kurduğu Aydınlanma ocakları,mektepleri tekrar Masumane görünüşlü Kuran kursları adı altında TARİKATLARIN emrine geçirilmiştir.
İlk okullarında Çocuklarımızın ANDIMIZI okuması yasaklanarak
“Selamünaleyküm” ile başlayan “şeriat andı ilkokullarımızda neredeyse hepsinde okutulmaya başlanacak duruma getirilmiştir.
Bütün bunlar yaşanırken Eğitim Kurumlarımızda,
Kurumların vaz geçilmezi olan öğretmenler için 12 EYLÜL rejiminin uygulamaya koyduğu TÜRK Milli eğitimine sus payı olarak sunulan Öğretmenler günü kandırmacısını kutlamaya çalıştığımız şu günlerde,
İlk Okul çağındaki çocuklarımızı koruyamamanın ıstırabı içinde nasıl bir kutlama yapacağımızı bende bilemiyorum.
Ha diyeceksiniz,
Ya hoca,sen hiç katılmadın mı bu kutlamalara,
Elbet katıldım,
Ta o zamanlardan bu yana bunun bir aldatmaca,uyutmaca olduğunu söyleyerek geldik bu günlere.
Yalan mı söylemişiz,
Evet birer kandırmaca,uyutma ve sus payıydı TÜRK Milli Eğitiminin direktörlerine,
Sonuçta gelindi Şeriat kapısına,
Bakınız bu gün TV haberlerinde dinledim,
Sayın Partili Cumhurbaşkanının direkt atadığı bir Üniversite Rektörünün yayınladığı mesaja,
Göreve başlamam nedeni ile kutlamalar için çiçek gönderilmemesi,bunun yerine Üniversite içinde yapılacak Cami yaptırma Derneğine bağış yapılmasını istemektedir.
Bir Üniversite Rektörü Çiçek yerine bağış yapılmasını istemesi elbet güzel,ancak bu bağışın bir Okul yaptırılması için değil de Cami yaptırılması için olması dikkatimizi çekmiştir.
İşte Laik Cumhuriyetin Eğitim Kurumlarının getirildiği nokta bu.
Böyle bir ortamda biz hala sus payı verilen Öğretmenler günü kutlamalarına hazırlanalım.
Laik Eğitimizi böyle mi sahip çıkacağız,çıkmalıyız.
Ne diyeyim,
Kutlu olsun…