Selma Erdal

Tüm Yazıları


Atatürk ve 19 Mayıs

  • 18 Mayıs 2018 Cuma



Yıllardır BANDIRMA VAPURU’nun Karadeniz’in dalgalarına bata, çıka Samsun’a doğru yol alışı anılmaz oldu. Türkler’in Bağımsızlık ve Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı başlatan özgürlük simgesi bu küçük teknenin adına yazılmış şiirler de okunmaz oldu. Bunun yerine; 1990’larden beri her yıl 19 Mayıs öncesinde, öğrencilerin giysilerinin tesettüre uygun olup, olmadığı tartışılır oldu. Oysa ulusumuzun giderek Atatürk İlke ve Devrimleri’nden ne denli saptırılmaya çalışıldığının tartışılması gerekirken…
Bu duyarsızlık dönemi, bu boşvermişlik ne zaman son bulacak?...Ülkemiz yeniden yedi düvelin işgali altına gireceği gün mü bu ulusun aklı başına gelecek?...
Kuşkusuz bu boşvermişliğin, bu aldırmazlığın, bu duyarsızlığın da birgün sonu gelecekdir. Tez günde gelmelidir de…Özellikle sınırlarımızın ötesinde ateş altında yanan Irak, Suriye, Filistin halklarının yaşadıklarını yıllardır izledikçe…
Bu yaşananlardan ders alınacağı beklentisiyle; ulusal birliğimiz, ülke bütünlüğümüz için Kurtuluş Savaşımız sürecinde yaşananlara, tarihimize çok daha duyarlı olacağımız umudu içindeyim.
Türk Ulusu Atası’nın armağanı Laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti üzerine kurulan tuzakların bir, bir ayırdına vardıkça…Yine O’nun İlkeleri’ne sıkı, sıkıya sarılmaya başladı.Hem de laiklik bildirgelerine adlarını yazan, TBMM’de bu ilkeye bağlı kalacağına ilişkin and veren, parti tüzüklerine bu ilkeye bağlı kalacağına ilişkin maddeler yazan siyasal partilerin; bazen oy kaygısıyla, laiklik karşıtlarına göz kırpmalarına karşın yine de bu ilkeye bağlılık her birinin önceliğidir, biliyoruz. TBMM Başkanı Sayın KAHRAMAN bile, henüz geçen hafta “Saltanatçı değilim…Cumhuriyetçiyim…Anayasa’nın değişmez hükümlerinden yanayım” deyiverdi içtenlikle…
İşte bir 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı daha yaşayacağız; Güney sınırımızda ateş, ölüm ve kan,ülkemizdeyse 24 Haziran seçimleri öncesine ilişkin bir heyecan…Ve ulus olarak bizlerde 19 Mayıs 1919’dan günümüze gelen bir coşkuyla Ulusal Bayramımız’ı kutlayacağız.
Bu coşku; öyle bir coşku ki Ulu Önderimiz’le birlikte 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basmışçasına…Erzurum, Sivas Kongreleri’nde ULUSAL BAĞIMSIZLIĞIMIZ için and içmişçesine…Anadolumuz’dan yedi düveli sürüp, denize dökmüşçesine…İşte bu 19 Mayıs’da yine O’nu İlke ve Devrimleri’ne olan bağlılığımızdan, inancımızdan ödün vermeden saygıyla anacağız.
O’nun Türk Gençliği’ne yönelik söylevinde dile getirdikleriyle, bugün yaşadıklarımızı irdeledikçe..O’nun ne denli uzağı görebilen; Cumhuriyet’e yönelik tehditleri sezebilen gücü karşısında; gerçekden de kolay, kolay bir insana LİDER, Türkçesi’yle ÖNDER ünvanı verilmediğini düşünerek…
Bugün; güneş görmeyen rutubetli yıkıntılarda örümceğin ağını örmesi gibi, şeriat özlemcilerinin, ayrılıkçılarının her an ülkemizi parçalamak, Ortadoğu halklarının yaşadığı gibi bizleri yalnızca kardeş kavgasına değil, bir de mezhep kavgasına düşürmek isteyen düşmanlarımızın varlığını gördükçe…Atatürkçü Dünya Görüşü’nün; Said-i Nursi’nin, Şeyh Saidler’in üzerine boşu, boşuna gitmediğini çevre ülkelerde yaşanan kanlı oyunları izledikçe bugün çok daha iyi anlıyoruz.
Üstelik de İKİNCİ CUMHURİYETÇİ’lerin ( ki içlerinden FETÖ örgütü çıkıverdi), şeriat özlemcilerinin maskeleri birer, birer düşüp, gerçek yüzleri ortaya çıkdıkça; O’nun İlke ve Devrimleri’ne daha içtenlikle bağlanıyoruz.
Ve gençlerimiz…
19 Mayıs gibi bir bayramı armağan alma ayrıcalığındaki gençlerimiz… O’nun gençleri… O’nun ardından bu ülkede doğan herkes, yaşı kaç olursa olsun, O’nun yolundan, izinden, sözünden çıkmayanlar…İşte onlar;ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE’den ödün vermeyeceğini daha bir coşkuyla dosta, düşmana duyuruyorlar.
Ve bu gençlik; O’nun amaçladığı, özlemini duyduğu bir gençlik ki…Çağdaş, uygar, yurtsever ve Türklük değerlerine saygılı, ulusal birlikteliğimizden ve ülke bütünlüğümüzden ödün vermeyen aydınlık bir gençlik…
19 Mayıs 2018 günü; Türk’ün Ulu Önderi’yle birlikte Ulusal Onur ve Bağımsızlık Savaşı’nı başlatışının 99.yıl dönümü…
19 Mayıs 1919’dan günümüze geldiğimizde; bizler yeni bir Ulusal Bağımsızlık Savaşı başlatmışçasına duyarlı ve inançlıyız; ülkemize gözünü diken kim varsa onlara karşı…Ola ki ATATÜRK CUMHURİYETİ’nden geriye dönüş olursa diye; pusuya yatanlara, Türk’ü zora düşürüp, üzerine çullanmak için kuytularda bekleyenlere bir sözümüz var:
-Üzerinde yaşadığımız bu yer küre var oldukça, Türk Gençleri; her 19 Mayıs geldiğinde, Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı yükselen bir coşkuyla kutlayacaklardır. İşte bu gençler; Misak-i Milli sınırları içinde kalan TÜRKİYE CUMHURİYETİ’nde ilelebet yaşayacaklardır.