Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Atatürk ismi bu ülkenin dostluğudur

  • 07 Ekim 2018 Pazar


Öyle keyfine gelince Atatürk, yoksa saygısızlığa devam. Her şeyi artık aleni yapıyorlar. Bu konuştuklarını Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet sayesinde yaptıklarından aslında bal gibi eminler. Biliyorlar da işlerine öyle geliyor. Ülkenin hemen hemen her yerinde, yeni yapılan ve adının çeşitli isimlerle anılmaya başlandığı hava limanı için imzalar toplanıyor. Atanlardan biri de benim. Elbette ki atacağım.
Henüz daha temel atma töreni yapılmadan önce bile bir makalemde, üçüncü hava limanının yapılmasındaki amacın, Atatürk adının yok edilmesi olduğunu bahsetmiştim. Aradan geçen zaman içinde ortaya bir söylenti atıldı. Biri çıkıp dedi ki, “buranın adı şu olacakmış”. Bu havaalanının yapılmadan öncesinde söylenen sözlere bakılırsa, Atatürk hava limanının her şeyiyle buraya taşınacağına dair söylemler ortalıkta uçuşuyordu. Şimdi ne oldu da böyle sesler yükseliyor anlatmakta yarar görüyorum. Benim fikrimi sorarsanız, ortaya biri çıkıyor veya çıkarılarak gündeme bazı sözler sokuluyor ve halkın nabzı tutuluyor. Sesi çok çıkıyorsa geri adım, az çıkıyorsa yola devam. Ya tutarsa.
Bir çok yerde bu böyle olmadı mı? Ülkenin hangi siyasi görüş gelirse gelsin, vazgeçilmeyen değeri vardır. Bu değerlerin en önünde gelen, bu ülkenin kurucusu Atatürk’e olan saygıdan geçer. Daha sonra ülkenin kuruluş şekli ve bayrağı, marşı gelir. Bunlara gösterilen saygıdan sonra kimse kimseye bir şey söylemez. Ama siz< kalkıp ülkenin en önemli değerlerini hiçe sayarsanız bu ülke kaostan asla kurtulamaz. Bu millet artık bıktı her gün çıkan kavgalardan. Ülkeyi yıkamayan en önemli unsurun ne olduğunu herkesin bilmesi gerekiyor. Yine anlatayım size. Belki bir kişi daha anlayan çıkar. Ben asla usanmam bu yazdıklarımdan.
Emperyalistlerin en çok sevdiği konu, ülkelerdeki iç karışıklıktır. O kargaşa çıktıktan sonra başlarlar bıyık altından gülmeye. Bir ülke eğer hakikaten ulus devlet ise, onu yıkmak için tek çare, bu iç kargaşayı körüklemektir. Şimdinin emperyalistlerinin yapmak istedikleri gibi. Yani bunu başarmanın en güzel yolu da dini duyguları sömürmekten geçer. Irak’ta yaşanan bunca olayların ve sonucunun konusunu incelerseniz, karşınıza Şii ve Sünni arasındaki savaşları göreceksiniz. Bunu başlatanlar ne Şii ne de Sünni’dir. Hepsi aleni görünürde mevcut. Kazanan kim oluyor diyorsanız açık ortada, o bölgeye silah satanlar, o bölgeye yatırım maksatlı uzaklardan gelenler. Onlar dünyalarca parayı alarak gidiyorlar ve geride harabeler bırakıyorlar. Buna benzer oyunlar Ortadoğu’da devamlı oynanıyor ki, oralara silah satılarak, ülkelerin ekonomisi düzgün gitsin diye.
Atatürk ne demişti bir kere daha hatırlatalım isterim. “Yurtta sulh, cihanda sulh”. Bu kargaşalar baş gösterdikçe ne cihanda sulh bırakıyorlar ne de yurtta. Biz yıllarca her konuda birleşen bir ülkeyiz. Bu gün bunu yapamamamızın tek sebebi, bazı kültür ve miraslarımızı anlamamaktan geçiyor. Şimdi Atatürk gibi bir dâhinin bu ülke için yaptıklarını aslında her kişi biliyor. İşine gelmediğinde laf ve söz gırla giderken, işine gelince de herkes Atatürkçü kesiliyor. Elbette ki Atatürk kimsenin kendi görüşü değil, herkesindir ama, onu yalanla dolanla değil, içinde beslediğin gerçek sevgiyle sevmek ve onun kurduğu bu Cumhuriyete bağlılıktan geçer. Bırakın da Atatürk ismi ülkenin her tesisinde yaşasın ve herkes mutlu olsun.