Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Aslında O Da Haklı…

  • 06 Kasım 2018 Salı


Ya da çaresiz…
Çaresizlik insanı haklı kılar mı?
Kılmaz!
Ama evde çocuk, mutfakta eş, çarşıda bakkal hep aynı şeyi bekliyor: Para!
Tuzu kuru adamın ahlak dersi vermesi kolaydır.
Zor olan, okula gitmek için ayakkabısının bağcıklarını bağlamakta olan veledin harçlığını kazanıp cebine koyuvermektir…
Ekmek davası müşkül bir meşgale.
Çeken bilir.
Erdem/yüce değerler/ kahramanlık hoş seda…
Ekmek fırında bedava olsa, eyvallah.
Ama değil.
Ve ettiğimiz bütün bu sözler, yalaka olmak için bir bahane değil…
Kahramanlık zor iş, doğru; ama sadece o zor işi başarana kahraman diyorlar; ötesi mümkün değil.
Ahlaklı olmak gerçek bir kahramanlıktır, bu da doğru.
Bir ilke uğruna, çıkarının tersi yönünde, bile bile ve eksile/ eriye… Göz göre göre yürümektir kahramanlık…
Hem de kahraman olmaya seni hiç kimse zorlamamışken…
“Mesela zeytin dikeceksin…” Hem de yetmişinde, diyor Nazım babamız…
Ama bu yükseklikler ortamında, o güzelim bulutların üstünde uçup giderken, bakkalın borcu ne olacak emmi?..
Ne olacak Köroğlu’nun esvabı, mantosu, potini?..
Ver elini müdürüm, sen haklısın başkanım, en büyüksün sayın velinimetim… Allah büyük!..
Ama tekne küçük mirim, tekne küçük.
“Yiğitlik, atla silahla olur, “diye sürdürüyor öyküsünü Hikmet-i Nazım üstat…
Ve ekliyor: “O’nun atı, silahı yoktu!..”
Ama, “toprakta bir tarla sıçanı gibi yaşayan ve bir tarla sıçanı kadar korkak olan,” O…
Öykünün sonuna doğru, Antep’i gâvura zindan eden bir Karayılan olup çıkıyordu…
Ve nazım babamız da O’nu; Kurtuluş Savaşı’mızın o güzelin destanının “birinci babına koyuyordu…”
Karayılan’ın veledi yok muydu?
Evdeki Köroğlu’nun esvabı/ mantosu ve potininin derdi yok muydu?
Ya bakkal?..
Ama Karayılan’ın kaderini kahve falı belirlemiyordu?
O kaderini sıkıca ellerinde tutuyor, yiğitliğin atsız ve silahsız da olabileceğini önce kendine, sonra gavura ve en sonunda da bizlere kadar uzanan tarihe kazıyarak, yazıyordu…
Ahlaklı olmak, yiğit olmak tuzu kuru olanların tekelinde değildir.
Bakın insanlığın tarihine, kahramanlar sadece, “zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri olmayanların” değildir.
Gerçek kahramanlık, ilkelerini, çıkar terazine vurmadan sürdürebilmektir.

Eğer buraya kadar okuduklarınızla mutabıksanız, size üzerinde kısa bir süre düşünmenizi önereceğim son bir cümle sunuyorum:
- Yalakalık zor zanaattır, oldukça zor bir zanaat!..
Olan bilir!

@farukhaksal42
farukhaksal@gmail.com
www.akceder.com
www.haksal.av.tr