Gündüz Murgul

Tüm Yazıları


Asgari Ücret

  • 08 Ekim 2018 Pazartesi


Lafı her duyuşumda bir tiksinti, bir öfke sarar, her yanımı.
“Asgari ücret”in varlığı, emeğini satanlar için bir kölelik zinciri; ülkem adına utanç vesilesidir.
Kavramın çağrıştırdığı sanırsınız ki; ülkede vasıfsız işlerde çalışan azınlık bir kesim vardır, devlet onların az bir ücretle çalıştırılmasını önlemek için bu sınırı koymuştur.
Oysa ki, gerçek bunun tam tersidir.
Küçük bir azınlık değil, milyonlarca emekçi “en düşük ücrete” mahkûm edilmiştir.
AVM’lerde yeri gelir günde 14 saat mesai yapan gencecik insanların ücretidir.
İşsizsiniz, şans eseri bir yerde iş kapmışsınız. Aylık ücretinizi sormanıza gerek yoktur; ücret bellidir: asgari ücret.
Hizmet sektöründe çalışan bilumum emekçilerin-istisnalar hariç-alacağı aylık ücret budur.
Üniversiteyi bitirmişsiniz. Devlet okullarında öğretmenlik aslanın karnında. Bir özel okula başvuruyorsunuz. Ücretiniz, asgari ücrettir.
Örnekler, sonsuza yakın uzatılabilir.
Beterin beteri var.
Yeri gelir asgari ücret sınırı çalışan için bir güvence olur. Çünkü o olmasa belki 800, belki 1000 TL’ye aylık bağlanacaktır.
Düşünüyorsunuz, enflasyon % 25. Hesaba vurmaya kalkıyorsunuz, asgari ücretle geçim mümkün değil. Vazgeçiyorsunuz, hesaptan kitaptan.
Fazla sözün gayri gereği yok. Özeti şudur: Ülkede hüküm sürenler bütün yükü çalışanların sırtlarına yüklemişlerdir.