Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Artık merak içindeyim

  • 31 Temmuz 2018 Salı


Merak etmek benim doğal hakkım. Kim merak içindedir, kim değildir de beni hiç ama hiç ilgilendirmiyor. Ülkemin birden fazla sıkıntı yaşadığı sorunları var. Bu sorunların en başında geçim derdi geliyor. İnsanlar bir dilim ekmeğini nasıl kazanacağım derdinde. Çocuğumu nasıl okutacağım derdinde çabalarken, çektiği sağlık sorunları da işin cabası.

Bu ülkenin gerçek evlatları bu sıkıntıları yaşarken, savaş nedeniyle ülkelerinden kaçarak bize sığınan Suriyeliler için elbette ki üzüldük. Onlara gerekli desteği bu ülke vermiştir. Kaçarken yaralananlara üzüldük. Sokakta dilenenlere içimiz yandı. Evsiz kalanlara, ev arayanlara, bir göz odada on kişi yatanlara içimiz yandı. Tıpkı içimizde yaşayan geliri düşük vatandaşlarımıza acıdığımız gibi içimiz kavruldu. İçimizdekiler hala sıkıntı yaşarken, dışarıdan gelenler abu hayat sürüyorlar.
Bu işin yalanı yanlışı varsa yetkili biri beni uyarsın. Ramazan bayramını geçeli neredeyse bir ay oldu. Bayram tatili üç gün, hafta sonları ile dört gün oldu. Vatandaşımız dört gün için büyüklerini ziyaret ettiler. Dinlenecekler tatile çıkıp geriye döndüler. Suriyeli ise verilen özel izin ile memleketlerine bayram ziyaretine gittiler. İzin verildi, verilen izinleri doldu, geri beklenirken hala ses çıkmadı. Bunun üzerine giriş için verilen süre uzatıldı. Halen gelmeyenlerin sayısı çok fazla. Beyler zaman içinde dönüyor.
Bu nasıl bir uygulamadır. Ben ülkemde cefa çekerken, savaştan kaçıp gelenler keyif yapacak, ülkelerine geri gidecek, verilen tarihi geçirecek, giriş için verilen tarih uzatılacak. İlla gel biz sana bakarız der gibi. Zaten icraat ile söylemler birbirini tutmuyor. Ülkede savaş varsa şayet, evet bunlar savaş bitene kadar gitmemeli. Sebebi ortada. Tamam da, ya savaş var diye gitmeyeceksin, ya da gidip verilen zamanda geri geleceksin. Baktılar ki orada hayat henüz istedikleri gibi değil, biraz beklediler, şimdi ise geliyorlar. Oh ne ala.
Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletlerinin mülteciler için tavırları ortada. Onların her birinin harcaması bizlerin cebinden çıkan paralarla karşılanıyor. Bizler her türlü cefaya göğüs geriyoruz, onlar bu ülkenin sefasındalar. Üstelik ülkelerini koruyacaklarına, geç gelerek, keyfe keder davranıyorlar. Bu nasıl bir anlayıştır.