Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Artık gerisi size kaldı gari

  • 12 Mart 2018 Pazartesi


Koyun çiftliği açabilmek için banka kredisine artık gerek kalmadı. Bankadan kredi alacaksın, bir de bankaya yamulacaksın. Ne gereği var. Bu güne kadar biriktirdiğin veya babandan atandan kalan mirasın varsa, ne gerek var bankaya. Birikimlerini ver ipoteğe al koyunları. Sonrası ne olacak? Koyunlar büyüyecek, büyümesi için onlara yem lazım, onların bakımı gerekir. Bunun için ilaç gerekir, veteriner gerekir.

Gelelim ülkenin et sorununa. Neden eti pahalı yiyoruz sorusunu aslında benim sormama gerek yok. Hayvancılık ile uğraşan her kişi, ister CHP’li, ister MHP’li isterse başka partili olsun, üretimin olmadığı bir ülkede fiyatları durduramazsınız. Çünkü ABD doları uçtu gidiyor. Biz dış alımları kur hesabına göre yapıyoruz. Babamızın tarlasından veya ülkemizin toprağından eşeleyerek onunla karşılamıyoruz.
Bu ülkenin et ihtiyacının her kişiye hitap edebilmesinin başında üreticiye imkan sağlamaktan geçmektedir. Sonunda buna katılan bakanlık, doğru bir şey yapmak için kolları sıvadı ama, bu işten kimler nasıl yararlanacak onun hesabını yapamadı. Yeni görüşmeleri ortaya atanlar, bu işin üretimle endeksli olduğunu savunarak, ki bu doğrudur, işin önemli yanını, üreticiye destek olarak çalışmaya başladılar. Destek elbette de, bu destek nasıl sağlanır anlatalım.
Devlet, ucuz miktarda kredi ile, uzun vadeye yayılan ödeme ile, besiciliğe zemin hazırlamalıydı. Her kişinin yapabileceği ve elini taşın altına koyabileceği düzeyde hayvanı alabilme imkanı sağlanmalıydı. Sen sadece ağaya bu imkanı sağlarsan, ağa da marabanın canına okur hesabı yapılmamalıydı. Bu gün gündemde olan, ülkenin et üretimi nasıl olmalı sorusunda hesapların yanlış uygulaması sonucunu ortaya koymuştur. 300 koyun için 400 bin liralık teminat. Bu ipoteği kim verecek merak ediyorum.
Bunu böyle yapacağınıza, her çiftçiye parası yettiğince koyun verilerek desteklenecek denilseydi, işler halkın anlayacağı düzeye çekilmiş olacak ve ülkenin et kaderi normale dönüşecekti. Nerede o günler. 400 bin lirayı kimler bulacak ve arazisini ipotek edecek, karşılığında 300 koyun alacak, onun olmayan parasıyla besleyecek, ilaç alacak, ağıl alacak, işçi alacak, et olarak geri dönecek. Bir tekerleme vardı bize çocukken büyüklerimiz anlatırdı. “Komşu, oğlun gelirken ne getirdi? İncik boncuk. Kime kime? Sana bana. Başka kime? Kara kediye. Kara kedi nerede? Ağaca çıktı. Ağaç nerede? Balta kesti. Balta nerede? Suya düştü. Su nerede? İnek içti. İnek nerede? Dağa kaçtı. Dağ nerede? Yandı bitti kül oldu. Bu gidişle dağdan beter olacağımızdan hiç şüphem kalmadı. Et yemeyen ülkeye birde dert giren şeker eklenince gerisini artık siz düşünün.