Gündüz Murgul

Tüm Yazıları


“Arka bahçe”

  • 02 Ekim 2018 Salı


“Seçmende küskünlük var” diyorlar, düzen partileri ve ‘uzaklaşmayı’ durdurmak için kafa yoruyorlar. Ufukta yerel seçimler var. Ancak seçmenin bir bölümü siyasal olduğu kadar, yerel olarak da hiçbir partiye güvenmiyor; hepsinin rantiye hesaplı küçük gurupçuklarla yerelin başına oturacağını düşünüyor. Bu durum düzen partilerini, özellikle koşullanmış seçmeni olan AKP dışındaki partileri endişelendiriyor. AKP’nin baskın durumuna karşın her bir oyun önemi var.
Seçmeni sandık yoluna sokmanın-eskiden beri denenmiş- başka bir yolu var: Demokratik kitle örgütlerinin- şimdilerde bunlara sivil toplum kuruluşları (STK) diyorlar- içine sızarak yönetimde etkin olmak ve partilerine yönlendirmek. Bu tarzı siyaset 70’lerden beri özellikle sol cenahta sürdürüldü; dernekler, sendikalar, düşünce kuruluşları, tüzüklerinde yazılan amaçları bir kenara bıraktılar, o örgütlenmeyi ‘ele geçirmeyi’ ya da o günlerin moda deyimiyle ‘arka bahçe’ yapmayı başlıca uğraş edindiler.
Faturası ağır oldu. Sosyal, ekonomik ve mesleki haklarını savunmak ve geliştirmek amacıyla kitle örgütüne katılan yurttaşlar birer birer kuruluşu terk ettiler, geriye sen ben bizim oğlan misali bir avuç üye kaldı. Kafaya bakın ki, özellikle partiler bundan pek hoşnut kaldı; küçük olsun bizim olsun deyü hâkimiyetlerini bugüne dek sürdürdüler.
Bizzat tanık oldum. Adı büyük kendisi küçülmüş bir kitle örgütünün belde olağan kongresi yapılacak. Kitle örgütü o kadar küçülmüş ki, kongreye başlanacak nisaba ulaşılmıyor. Neyse telefon edildi, apar topar çağrılanlar imza atıp geri döndü. Ve yönetim oluşturulurken aynı partiden ve de tercih edilen kimseler söz konusu oldu.
Günümüzde kitle örgütlerinin önemi büyük; siyasal olarak, mevcut siyasi partiler ülkenin ve yerelin sorunlarını çözmede yeterli değil. Yurttaşlar birey olarak bir araya gelip ellerinden geldiğince sorunların çözümüne katkı sunmak istiyorlar. Çözüm/birlik ortamını yaratmanın yolu ‘arka bahçe’ olmayı engellemek; herhangi bir partinin ya da kişinin egemen olmasına ortam yaratmamaktır. Kitle örgütünde demokratik bir ortam yaratılacak; eşitlikçi ve dayanışmacı bir oluşum esas olacaktır. Katılımcıların kendisi “demokrat” olmalı ki, örgütün işleyişi “demokratik” olsun. ‘Arka bahçe’ olmamanın yolu budur. Bu,eskiden de böyleydi, şimdi de böyledir. Amerika’yı yeniden keşfetmiyoruz!