Selma Erdal

Tüm Yazıları


Anlaşılmaz Sözler

  • 29 Ocak 2019 Salı


Serbest piyasa...Liberal ekonomi "in"...Devletçilik "out" derken Özal... İşte o günlerde Türk ekonomisine kazıldı mezar...Devlet ekonomiden elini çeksin dediler...Çekdi...Ardından ekonimideki "gizli el" gerekli düzenlemeleri yapar dediler ama o görünmez gizli el;düzenlemeler yapacağına, halkı idam edecek sehpaları dikiverdi memleketin orta yerine...Şimdi gerine, gerine; marketleri azarlamak, seçim öncesi halkın gözünü boyamak için yeni bir düşman pazarlamak; abesle iştigal, Türkçesi anlaşılmaz işler...Dün...Bakkal amcanın katili şu kocaman marketleri törenlerle açarken; pek mutluydunuz.Bugün neden kızgınsınız?...Liberal ekonomiler kuramsal olarak "bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" ilkesini savunsa da, devlet denetimi olmadığını mı sanıyorsunuz liberal ideolojilerin egemen olduğu o yaban topraklarda?...Devlet denetiminin olmadığı yerde; anarşi olur.Oysa bu ülkede devlet denetimi; ekonomiyi denetlemeyi bırakmış, halkın politik görüşünü/düşüncesini denetlemeyi en birinci görev edinmiş...Değil mi ki bu kadar liberalizm yanlısısınız...Neden ekonomide olduğu gibi politik düşünceler, görüşler konusunda da liberal olamıyorsunuz ?...Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler...Bırakınız düşündüklerini yazsınlar, bırakınız düşündüklerini söylesinler...Eyleme geçen saldırganca bir eylem yoksa; ne var bunda?...Düşüncelerden, sözlerden korkulur mu?...Ama ekonomide denetim olmazsa; halk zarar görür ve son aşamada halkla birlikte, devlet de zarar görür...Ekonomik çöküntüler; ülkeleri siler, süpürür.Ekonomide denetim; devlet eliyle denetim, halk için denetim, ülke için denetim gereklidir.Yoksa...Deistlerin, ateistlerin yanısıra, "zincirlerimizden başka kaybedecek neyimiz var?" diyen ve öncelikle ekmek kavgası veren komünistler, sosyalistler de çoğalır, önünü alamazsınız sonrasında...Kısaca; marketleri azarlamak abesle iştigal,Türkçesi ile anlaşılmaz işler.Bu halka sizden marketleri azarlamanızı değil; ekonomiyi halkın gönenci doğrultusunda denetlemenizi, düzenlemenizi bekler...

Ankara'nın Millet İttifakı'ndan ortak adayı Mansur Yavaş'a; sanki aşağılarcasına MAKADON (ki söylemesini bile beceremiyor, Amerika'ya AMARİKA diyen Prof.dr.ler gibi, MAKEDON'a MAKADON diyor) İ.Melih GÖKÇEK denen zat... Bu nasıl bir tezat?...O en büyük Makedon olmasaydı; bu devlet mi olurdu?...Bunu düşünmemesi ya da unutmuş olması olanaklı mı?...Bir kez daha tartışmalar çıkarmak, toplumsal yapıda çatışmalar yaratmak, özellikle de Ankara yerel yönetimine yönelik beceriksizlikleri, tutarsızlıkları gündeme getirilmesin diye ortalık bulandırmak için demişdir Mansur Yavaş'a MAKADON şu İ.Melih GÖKÇEK , bundan hiç kuşku yok...
Henüz 7 Ocak 2019 günlü İNSAN GİBİ YAŞAMAK başlıklı yazımızda değinmişdik RUMELİLİ-ANADOLULU çatışması çıkarmak isteyenler konusuna...Kuşkusuz biz "aptal" olmasak da "abdal" da olamayız elbette "tasavvufi anlamda" ama sanki bilmişdik,sezmişdik İ.Melih GÖKÇEK'in söylemini ve bu yönde düşünen kafa yapılarının nasıl da çoğaldığını...Çünkü izliyoruz ve görüyoruz; toplumsal yapının içden ve dışdan gelen tahriklerle nasıl da değiştirilmek istendiğini...
MAKEDON tartışmalarından daha önce de "İKİ AYYAŞIN KURDUĞU CUMHURİYET" söylemlerinin neden olduğu tartışmaları da elbette çok iyi anlayabiliyoruz hangi amaçla başlattıklarını... Ülkede kutuplaşmalar yaratmak, yaratılan zıtlıkları, aykırılıkları daha da derinleştirmek, günün birinde bu ülkeyi boğazlaşmaların, içsavaşların içine çekmek için bunca sözleri söylediklerini çok iyi biliyoruz.Oysa en çok vergiyi alkollü içeceklerden alan devlet; bunca zararlı, bunca haramsa bu meret...Neden alkollü içeceklerden vergi alır ve devletin kasasına koyar?...Neden en çok vergiyi "helal/halal" kazanç sağlayan hacı, hoca ve softa ve dahi ehl-i tarikat sahiplerinden almaz?...Haram sayılan bir nesneden alınan kazanç, gelir, vergi de haram değil mi?...Yok değilse eğer, neden içene de, içtiğine de onca söz sayar?...Sözün özü yaşadığımız ülkede takiyye her alanda karşımıza çıkar... Gerçekden de anlaşılır gibi değil bu işler...