Selma Erdal

Tüm Yazıları


Anılar, Anılar

  • 18 Ekim 2018 Perşembe


29 Ekim yaklaşıyor; Cumhuriyet Bayramımızı içtenlikle, coşkuyla kutlamak için hazırlanyoruz...29 Ekim demişken dünden anılar düşüyor bugünüme...1998 yılının 29 Ekim kutlamalarında, YILDIZ KENTER açıklıyor; SÜLEYMAN DEMİREL'e yazdığı aşk mektubunun nedenini...KENTERLER ilk tiyatrolarını kurdukları günlerde, ödeme güçlüğüne düşüyorlar, tiyatroları icra yoluyla ellerinden gidecek...YILDIZ KENTER, DEMİREL'e mektup yazıyor, DEMİREL de onlara yardımcı oluyor.
1980 sonrasında, DEMİREL Zincirbozan'da...YILDIZ KENTER gazetede bir yazı okuyor. DEMİREL diyor ki;" Hiç kimse bana aşk mektubu yazmadı..."Bunun üzerine KENTER; DEMİREL'e bir aşk mektubu yazıyor. Nedeni; yıllar öncesinden gelen minnettarlık... DEMİREL'i mutlu etmek istiyor...
Kuşkusuz sanatçı kimliğini kişiliğinde içselleştiren iki ayrı birey; biri siyaset sanatını iyi bilmekle, sanata-sanatçıya saygılı...Diğeri gerçekten sanatçı... Sanatçı olduğunun göstergesi; sanatçı duyarlılığı, sanatçı inceliğiyle gönül borcunu ödüyor...
Ve düşünüyorum da ne güzel insanlar gelip, geçdi bu ülkeden... O günlerde değerlerini bilemedik mi ne?...

Bir başka 29 Ekim kutlaması daha düşüyor dünden, bugünüme...Gün; 29 Ekim 2009… Cumhuriyet’in 86. yılı kutlamaları… Ve Çankaya köşkünde verilen Cumhuriyet Reception’ı…TÖ’den bu yana; gece kulüplerinden, pavyonlardan çıkıp da kimlerin yolu düşmedi ki Çankaya’ya?...Biz zavallı aciz kulların değeri, mertebesi ne ki ?... Değil Çankaya’ya çıkmak, yoluna bile düşmek “yassah hemşehrim”…Hele ki bizlere nasip olsun, olabilsin Çankaya’da bir Reception ???… Canlı, canlı katılmak ne haddimize; bizler kim oluyoruz Gülben’in, Sibel’in, Zerrin’in yanında ?... Bizlere beyaz perde düşlerinden sonra, şimdilerde beyaz cam… Yansıya düşmekte canlı, canlı Gülistan'ı yaşayanların sureti; sanal olarak izlemekteyiz her akşam olan, biten marifeti… Gülistan dediğimizde; Abdullah Gül dönemi...Ve de sanatçı dendiğindeyse uslara düşen; Yıldız Kenter mi ?yoksa Candan Erçetin mi ?... Haşa!... Gösterin onlara kızgın maşa… Hele, hele ki o Candan olanı; “Ben Atatürkçüyüm,herkese söylemem şarkı” diyen aşifte… Hiç girebilir mi onlar ve de benzerleri Gülistanın egemenlerine tahsis edilen bu köşke ?... İşte büyük gece… İşte Gülistanın sanatçı taifesinden çağrılı olanlardan, önceki yılda olduğu gibi yine endamıyla beliriyor Gülben ERGEN; bir bakıma eş durumumdan PKK sevdalılarını temsilen… Sibel CAN; boynu bükük kalmasın çalgıcı, Çigan takımı diye dokuz sekizlik ritm eşliğinde süzülüyor köşke… Duyar gibi oluyoruz ansızın; “açılım diye bu kadar da yırtındık, ah bizi de çağırsaydılar keşke” diye feryad-ı figan eyleyen Hülya, Sezen ve Ajda üçlüsünü… Dönersek sanatçı taifesinin resmi geçidine bir kez daha, işte sırada Zerrin ÖZER “ Ya erenler huu” deyu; Aleviler’e üstü örtülü, kandırıkçı bir selam göndermek için… Şehnaz ÇAKIRALP; solcuların başı kel mi diye soracakların ağzını kapatmak için… Vahe KILIÇASLAN; yumuşak bir Ermeni açılımı üzerinden… Yeşim SALKIM; Uzanlar’ın ruhuna rahmeten … Mahzar ALANSON ve Biricik zevcesi de selam getirmiş Sufiler’den… Böyle olabilirdi ancak GÜLİSTAN’da Cumhuriyet Reception’ı diyerekten olan biteni; yalnızca izliyoruz…
O günlerden, bugünlere...Geriye dönüp de baktıkça yapılan saldırılara… Geleceğimiz daha da karanlık günlere gebe… . Ve artık 29 Ekim 2018'de Çankaya'da; danışmanlardan Hülya Koçyiğit'le, Orhan Abimiz olacak, Çankaya emirlerine amade...Ne diyelim rahmetler olsun Gazi Mustafa Kemalimiz'in ruhuna...Bakalım bu 29 Ekim'de kimler çıkacak AkBaşkan'ın huzuruna?...