Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Andımız, Niçin “And”ımızdır…

  • 29 Ekim 2018 Pazartesi


“Türküm, doğruyum, çalışkanım…”

Son günlerde siyaset arenasına taşınan gündem, özellikle bu üç sözcükten ilki ile ilgilidir.
Türk çocuğunun “Türk” olduğunu ileri sürmesi sakıncalı bulunmaktadır.
Emperyalizmin güdümüne kendisini sere/serpe bırakmış olan kültürümüzün içine düştüğü trajedi bu noktadadır.
Bilerek bilmeyerek aydınımızın bir kısmı da bu tuzağın içine düşmüştür; düşürülmüştür.
Oysa meselenin merkezinde yanlış bir teşhis yatmaktadır.
Bu teşhis, emperyalizmin sanki bir kültür öğesiymiş gibi medya pazarına sürdüğü bir bilinç saptırmasıdır.
Konumuzun özü şudur:
Türkiye toplumu içinde “Türklük” bir etnik unsur değildir.
Laz, Kürt, Çerkez, Pomak gibi toplumun içindeki parçalardan birisi değildir.
Bu noktada hep bildiğimiz ama hikmetine tam olarak varamadığımız önemli bir tanımlamayı yinelemek zorundayız:
“Cumhuriyeti kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir!”
Türk sözcüğü, bu millet içindeki, örneğin Kürt gibi ayrı ve farklı bir kimlik değildir.
Örneğin, Almanya’yı düşünün:
Üstelik bu ülke eyalet sistemi ile yönetilmektedir.
Baden-Württemberg, Bavyera, Brandenburg ve Bremen söz konusu dört eyaletin ismidir.
Ama bu eyaletlerin her birinde yaşayan insanlara sorun… Hepsi Alman’dır…
Aynı Amerika’daki Amerikalılar gibi, İsviçre’nin üç eyaletinde yaşayan insanların İsviçreli oldukları gibi…
Üstelik bu üç eyalette üç ayrı dil konuşuluyor. Üç ayrı kültürün kalıcı etkileri yaşanıyor. Ama hepsi İsviçreli…

Ülkemizde yaşanan “Andımız” tartışmasına bu gözlükle baktığınızda, takkenin nereye düştüğünü ve kelin ne ölçüde ortaya çıktığını açıklıkla görebiliriz.
Bir kısım siyasetçinin temel stratejisi toplumumuzu birbirinden farklı kültürlere –ısrarla- bölmek ve böylece kolayca yönetilecek bir ümmet haline getirmektir.
İştihayla yutularak, kolayca hazmedilecek bölük
örçük bir “millet…”
İşte siyasetin gündemine taşınan kargaşanın merkezinde bu gerçek vardır.
Ulus devlet, faşist kültürün egemen kılındığı bir yönetim biçimi değil, tam aksine, emperyalizmin böl/yönet stratejisine karşı toplumu topyekûn bir mücadeleye çağıran bir direncin adıdır.
Kültür emperyalizminin bu sinsi saldırısına karşı ulusal birleşmenin yolu, yöntemi ve bilincidir.
Bu oyuna gelmemeliyiz.

@farukhaksal42
www.haksal.av.tr
www.akceder.com
farukhaksal@gmail.com