Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Alınan zamlar gidiyor enflasyon sos veriyor

  • 17 Mayıs 2019 Cuma


Tanıdığım bir gıda mühendisine sordum. Bu insanlar ne kadar gıda ile yaşamını sürdürebilir sorusuna gülerek, onların bütçesine yetecek kadar gıda gerekir diye cevap verdi. Eskiden kalori oranları hesaplanır, daha sonra bu oran insanın kilosu ve yapısına göre hesaplanarak ona uygulanırdı. Şimdi ise sadece cebe göre hesap en uygun olanı oldu.

Önceden kişi başına kahvaltıda düşen peynir gramajı oranı yüz gramsa, şimdi elli gram oldu. Yarın ne olur bilinmiyor. Belki de bundan sonra peynir suyunu devreye sokacaklardır. Bir kabın içine konan peynir suyuna ekmek banarak yiyebiliriz ileride. Buna çok açık ve müsait bir ekonomik politikamız görülüyor. Bunu nereden çıkardım acaba. Dar gelirlilerin sene başında aldıkları zam, neredeyse yarısının eridiğini görmekteyiz. Henüz Mayıs ayındayız ve bu yılın sona ermesi ile yeni alınacak zam için henüz çok erken. Bu aldıkları zam ile yıl sonuna kadar bu işi düzgün götürmeleri gerekiyor.
Bir kitap fuarında Akp’nin bir vekili ile karşılaştık. İsmi önemli değil. Kendisiyle biraz fırsat bularak Pazar ekonomisi konusunda karşılıklı tartıştık. Sorduğum soru bana göre iyi fakat vekile göre pek sayılmadığından cevaplar ise kaçamak olduğunu düşünüyorum. Pazar yerinde alışverişi daha çok yapanlar sizce kimler diye sorduğumda, olur mu bu soru efendim, herkes elbette diye cevap verdi. Bence daha çok dediğim kısmı tekrarladım. Elbette herkes ama en çok işçi, emekli, memur, çalışan, dar gelirli, küçük esnaf bunlar değil mi diye sordum. Unutmayın bu ülkede daha fazla insan çevreden gelen köylüler ve orada yaşayanlar. Onlar da alış veriş yapıyorlar. Bunlar işin en az olanı. Çünkü köylü ve şehir dışında oturanlar, oturdukları yerin konumundan gerektiğinde hatta büyük kısmı kendi Pazar yiyeceklerini ekip üretebiliyor. Aldıkları temel gıdalar ile kuru bakliyattır. Bunları da zaten aldıkları yer belli. Onlar ununu şekerini yağını zaten toptan almaktalar. Geriye size saydığım kalan kişiler kalıyor ki, bunların aldıkları ücret ile pazardaki ücretler arasındaki dengesizlik sonucunda bugün aç kalıyorlar.
Pazar kurulduğu günlerde akşam zamanında kalabalık daha çok artmaya başladı. Bunun gerekçesi insanların işten çıkması değildir. Akşamları malzemelerini toplama zamanı gelen satıcının malındaki çürük çarığı ucuza satmasının sebebidir. İnsanların artık torba ile değil, tane olarak pazardan aldığı günleri gördük. Bunun çözümü elbette olur. Olmalıdır da zaten. Bu iki şartla olabilir. Birinci şart, ülkemizin tekrar üretici konuma getirilerek, tarımda reform yapılmak suretiyle üreticiye onu rahatlatıcı imkanlar sağlamaktır. Onlara gerekli destek verilmeli ve tekrar yeniden üretmesi sağlanmalıdır. İkincisi ise daha önemli, ücret politikaları yeniden ele alınmalı, ve ona göre ücretlendirmeler yapılmalıdır. Başka bir konu ise dar gelirlinin sırtında yük olan fazla vergiler azaltılarak günlük piyasa hareketlenmeleri yeniden düzene sokulmalıdır. Yoksa bir gün bu para biter ve sıfırı hep birlikte tüketiriz.