Musa Dinç

Tüm Yazıları


Akşam Sefası Kahvesi

  • 06 Mart 2018 Salı


Musa Dinç / Sağlık İletişim Uzmanı, Yazar
musadinc2109@gmail.com

Emekli Deniz Astsubay Kaya Çelik, emeklilik ikramiyesiyle Akşam Sefası adıyla muhteşem bir kıraathane hizmete açmış.
Çiçeği burnunda olan bu ferah, güzel mekân daha çok yeni. Didim / Cumhuriyet Caddesi No:18 / A 2 adresinde olan bu mekân sabah 10.30 da açılır, gece saat 24’ de kadar hizmet verir.
Akşam Sefası Kıraathanesi’nin birçok cezbedici yönünü saptadım. Kitaplığı var; dileyenler bir köşeye çekilip, kitap raflarından bir kitap seçip, okuyabilirler. İsteyenler, keyifle oyunlarını oynarlar. Okey, tavla, dama ve satranç takımları var.
Bu mekân masraftan kaçınılmadığı gibi, kelepir malzeme de kullanmamış; en kaliteli deri döşemeli sandalyeler, MDF masa ve sehpalar formika kaplı, duvarlar kâğıt kaplamalı ve en gözde tablolar asılı; meşhur kaplumbağa terbiyecisi tablosu da gözüme çarptı. Tüm eşyalar gıcır gıcır, yenidir.
Tuvaletler beynelmilel, tertemiz. Bay bayan tuvaleti mevcut. Bugüne kadar gitmiş olduğum kahve ve kıraathanelerin çoğunun tuvaleti yok, olsa bile sadece pisuarı vardır. O pisuarın bulunduğu alan da daracık, oraya girildiğinde sidik, asit ve amonyak kokusundan zehirlenmemek içten değil; İnsan sersemleşir; oysa Akşam Sefası Kıraathanesi’nde tuvaletler beş yıldızlı otelin konforu standardına sahiptir.
Bu güzel mekânı keşfeden mutlu aileler, gelip tavla oynamaktadırlar, keyifle çaylarını, kahvelerini içmektedirler. Satranca meraklı ve sevdalı olanlar için de uygun bir mekândır. Benden söylemesi. Temizdir, insanın içine sinen bir atmosferi vardır. Hijyen kurallarına riayet etiklerini de gözlemledim.
Mekân sahibini kutlamak gerek, böylesi güzel bir mekânı Didim halkına sunduğu ve kazandırdığı için.
Ben de bir sağlık eğitimcisi, uzmanı ve yazar olarak; bu güzide mekâna karşı duyarsız kalamazdım. Kitaplığına, kitap armağan ettim. Desteklemek, duyurmak ve tanıtmak da; bizim gibi duyarlı kitle iletişimcisine düşer.
***
Kahvehane ve kıraathane sözcükleri; günümüzde eş anlamlı olarak görülse de aralarında önemli bir fark var…
Kahvehane veya kıraathane; kahve ve çay yanı sıra çeşitli meşrubatların ve nargile gibi tütün ürünlerinin servis yapıldığı, masa oyunlarının oynandığı, sohbet edilen ve yine birçok farklı aktivitenin yapıldığı mekânlar olarak tanımlanır. Genellikle erkeklerin buluşma noktası olan kahvehaneler, mahalle aralarında, çarşılarda, şehir merkezlerinde yer alır. Kafeteryalardan ve barlardan farklı olarak bu mekânlarda genellikle yemek servisi yapılmaz ve alkollü içeceklere ağırlıklı yer verilmez. Özellikle Müslümanlar arasında kahvehaneler oldukça yaygındır. XVI. yüzyıldan beri, kahvehane Orta Doğu ülkelerinde erkeklerin toplandığı kahve gibi içecekler tükettiği, sohbet ettiği çeşitli masa oyunları oynadığı yerlerin başında gelir.
Kahvehane ve kıraathane sözcükleri; günümüzde eş anlamlı olarak görülse de aralarında önemli bir fark vardır. Kıraat Arapça ‘da “okumak” anlamına gelir. Hane ise yer, mekân demektir ve Farsça kökenli bir kelimedir. Bu iki sözcüğün bileşimi olan kıraathane “okuma yeri” anlamına gelir.
Kahve sözcüğü ise Türkçe ‘ye Arapça (kahwa) sözcüğünden geçmiştir ve aslen Etiyopya’daki Kaffa bölgesinden geldiği düşünülür.
Yani kıraathaneleri kahvehanelerden ayıran en önemli özellik, kitap okuma imkânına sahip olmalarıdır. Topluma okuma alışkanlığı kazandırmak amacıyla günümüzde bazı kahvehanelerde kütüphaneler oluşturularak, kıraathaneye dönüşüm özendirilmektedir.
Osmanlı tarihçisi İbrahim Peçevî’nin notlarından anlaşıldığına göre İstanbul’da ilk kahvehanenin açılmasının ardından sözcük pek çok dilde şekil değiştirerek kullanılmıştır: Fransızca, Portekizce: café, İspanyolca: cafetería ya da café; İtalyanca: caffè, Almanca: café vb.
Yani kahvehaneler, günümüz kafe kültürünün doğuşu olarak da görülebilir.
Kaynakça: yumurtalıekmek.com