Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Akbükün başıboş aç hayvanları

  • 11 Ağustos 2018 Cumartesi


Müthiş bir çelişki izliyorum Akbük’de . Ama öyle böyle değil. Yaşadığı şehirde bunu yapmayanlar, Akbük’e geldiğinde tamamen değişiyor. Adeta evrim geçiriyor. Evet gülmeyin gerçek söylüyorum. Bu konuda tereddüt yaşıyorsanız, size örnekleriyle anlatabilirim. Yaz günleri en çok tüketilen meyveler arasında karpuz ve kavun gelmektedir. Bunların kabukları özenle poşetlenerek, diğer atıklardan tamamen ayrı tutularak, akşam saatlerinde sitelerin etrafına domuzlara atılıyor. İki yönden değerlendirmek gerekir. Birincisi sayemizde domuzlar mutasyon geçirerek evcil hale geldiler. Tel örgünün ardından beni gördüğünde artık bana neredeyse Erol abi nerede kaldın ya. Seni beklemekten iflahım söküldü. Çoluk çocuk aç senden destek bekliyoruz diye söylenecekler. Belki de beni gördüklerinde çıkardıkları seslerle bunu anlatmaya çalışıyorlar. Yaban hayvanların yerlerine el koyan insanlık, onların yerlerine sahip çıktı. İkincisi ise, hayvanların doğal ortamda beslenmelerini ortadan el birliği ile kaldırdık.

Esas olan sadece domuzlara duyduğumuz ilgi değil. Hayvanları gördükçe onları çocuk sesi olan agular ile sevdirmeye çalışırken, karşımıza çıkan köpek ve kedilere zulüm ediyoruz. Evimizin etrafındaki domuzlar sanki kırk yıllık dost olmuşlar, yıllarca kedi ve köpekler dost iken düşman olmuşlar sanki. Gördüklerinde onlara düşman gibi baktıkları belli oluyor.
Geçenlerde akşamüzeri denize indim. Şezlongda güneşlenirken, hemen yanımda beliren iri bir köpek, sıcaktan bunalmış olacak ki, yarım saat arayla denize boyu kadar mesafeye girerek suya oturuyor, serinledikten sonra çıkarak yanımızdaki yürüyüş yoluna başını koyarak yastık edip uyuyordu. Bir ara acaba bu köpek değişim yaşayarak insan mı oldu diye düşündüm.
Çocuklar hayvan sevgisine tatil yörelerinde alışıyor. Alışıyor alışmasına ama yaz bittiğinde ailesi hayatında hayvan beslemediğinden, gittiği şehirde bakamam diye onu sokağa bırakıyor. Sokaklar üzgün, aç, susuz, şefkatsiz ve boynu tasmalı hayvanlarla dolu. Onları gördükçe çok üzülüyorum. Bir veteriner dostum bahsetmişti. Beş litrelik pet şişeleri geniş kısmından keserek, toprağa kesilen seviyeye kadar gömerseniz, içine de iki günde bir su koyarsanız, sokak hayvanlarını bu yazın sıcağında korumuş olursunuz demişti. Bence doğru bir tanımlama. Bunu herkes yaparak, evlerinin çevresine koyması lazım. Zor bir şey değil. Sadece kedi köpek gibi evciller değil, doğadaki tüm hayvanlar faydalanır.
Esas olarak haftada bir gün görev edinerek, Akbükdeki başıboş ve aç kalan hayvanların hayata döndürülmesi için belediye veterinerliğinin gezerek tespit etmesi gerekiyor. Günah bu hayvanlara.