Selma Erdal

Tüm Yazıları


Akbük'de Kocaman bir otel var ya...

  • 18 Nisan 2018 Çarşamba


AKBÜK'deki o kocaman otelin önünden her geçişimizde, anılarımda canlanır bir gece...Olmasın değerli okurlarımıza bilmece; paylaşalım sessizce...Çünkü bu anılarda JET-PA namlı bir zad ve önce onun milletvekili seçilip ardından edilmesiyle azad daha sonra neler yaşandı bu ülkede?... Ve geldik işte bu günlere...Çok iyi bilindiği gibi;90’ların sonunda çıkınca JET-PA Fadıl piyasaya,sonucunda oldu RTE oldu Başbakan,ardından da Cumhurun Başı ve yaşanacak ilk seçimle de kesinlikle olacak anlı, şanlı bir BAŞKAN…Demedi demeyiniz; balık hafızalarınıza yem olan JET-PA Fadıl’ın SİİRTLİLER Gecesini, onun şanlı yükselişini bir de benden okuyunuz bir masal anlatımıyla..
Bir zamanlar üç anakaraya yayılmış heybetli Osmanlı’nın özeti olan bir ülkede, günün birinde (ki o gün 29 Ocak 1999 olarak düşmüş takvimlere) şenlikler düzenlenmiş, bu gecenin adı da TÜM TÜRKİYE ELELE olarak belirlenmiş… Bir yiğit Anadolu delikanlısı (ki o JET-PA Fadıl AKGÜNDÜZ) üstlenmiş bu birleştirici geceyi, bu şenlikler duyurulmuş bütün yurda görsel anlamda (ulusal televizyonlarla)… İşte bu yiğit Anadolu delikanlısının doğduğu kent (Siirt) ve kentliler(Siirtliler) adına düzenlenmiş bu gece… Meğer “bölgelerarası dengesizlik, gelir dağılımında adaletsizlik” diye sorunlar varmış bu ülkede, bu yiğit de yeni varmış sanki olan bitenin ayırdına… Çağrı çıkarmış; eşine, dostuna, yandaşına, kandaşına…Kim varsa bildiği, tanıdığı egemen-sultan; “kimdir ki bu Devlet’den korkan ?” dercesine…
Katılmışlar bu çağrıya; DYP’li ÇİLLER ana-bacı, REFAH’ın Faziletli KUTAN imamı, yanlarında BÜYÜK BİRLİK kalmadı ülkede düzen, dirlik YAZICIOĞLU Muhsin… Çıkmışlar ortaya; ANADOLU KİLİMİNİN DESENLERİYİZ diye, diye…Sırayla konuşmuşlar, konuşmuşlar; sözleri bu ülkeyi kurana karşı, yüzleri/yürekleri dönükmüş yalnızca KUR’AN’a karşı…Bu kilimin desenlerinden birisi de CHP’li KUL Mustafa imiş..
Bu yiğit delikanlı (nam-ı diğer JET-PA Fadıl) vermiş sözü dile; “Bu ne güzel mozaik !...”
Ardından da “Doğu’nun kalkınması için siz de dualarınızla katılın” demiş, dinleyenler/izleyenler; “Bu yiğit herhal Cenab-ı Allah Bakanlığı’na aday olsa gerek” diye içinden geçirmiş…
CHP’li KUL, HALK’ın gözünde PUL’a gelmiş söz sırası; “Siirtliler, Siirt’de duramıyor, İstanbul’a gidiyorsa, 10 kişiden 9’u İstanbullu değil; Doğulu’yum, Siirtli’yim, Kürdüm diyorsa…Tepkimizi göstereceğiz, ama daha demokratik ortamda” derken kalmamış bu ülkenin akı-karası… Oysa KUL Mustafa dillendirmese de o şenlikde, geçmişde bir İsmet Paşa varmış, bu Paşa’nın CHP’si “toprak reformu” diye çırpınırken, Kürt ağalar geri kaçarmış, Doğulular’ı sınırboyu kaçakçılığına itermiş…
Neyse bunlar bir yana; daha, daha kimler varmış, kimler bu gecede konuklar arasında, çağrılıların en baş sırasında?... MHP’li GÜL Mehmet… Önceleri iyi bir solak; Tanju ÇOLAK… Yüreği yalnızca NAL için, Sergen YALÇIN; ki onlar işlerini iyi yapmadıklarından düşünce gözden, düşmüşler şeriatın kucağına, JET-PA Fadıl’ın ocağına…
Daha kimler varmış derseniz bu gecede; bir de ANAP’lı Salih YILDIRIM, ANAVATANLI kimliğini kaldırın, şimdi ben Siirtliyim sözleriyle…
Derken söz sırası gelmiş TAYYİP diye bir efendiye, belli ki henüz o günlerden biçmişler onu bu ülkeye kefen diye… Önceleri kimseler bilememiş, uyanamamış; onu da bu kilimde sıradan bir desen sanmış… Gözleyenler, izleyenler onun hırçın sesine pek bir kanmış; “Bizi hiçbir art niyetli güç bölemeyecektir, yok edemeyecektir” dedikçe…
Bu şölen, bu ihtişam, bu tören… Var mıdır ki daha önce böylesini gören ?...
Ve halk sormuş kendi, kendine; “acaba neredendir bu değirmenin suyu ?” diye… Ve de “25’lik SERGEN’i; Fenerbahçe’ye dört aylık transfer için, limuzinlerle gönderirken yaşanılan tantananın, bu arabesk gösterişin gerçek cüzdanı kim ?...Bu ülkenin düşmanı Arap petro-dolar şeyhleri mi ?...
İranlı mollalar mı ?... PKK destekçisi uyuşturucu mafiası mı ?... Kim bu cüzdanın gerçek sahibi, kim ?...” diye…

İşte o günlerden dönersek günümüze, anımsayabildiniz mi JET-PA Fadıl’ın SİİRTLİLER GECESİ’ni ?... Ve de çözebildiniz mi ardındaki bilmecesini ?...
O geceye dönük izlenimlerime, yorumlarıma, ülkenin sorunlarına dönersek… O gece JET-PA Fadıl’ın TÜM TÜRKİYE ELELE gecesini ulusal kanallarımızdan birinde izlerken neler düşündüklerime ( ki televizyon kanalının adını vermemin anlamı yok; hemen, hemen tüm ulusal kanallarımızda “ortak yayın”dı Fadıl’ın SİİRTLİLER GECESİ) ?...
JET-PA Fadıl ve ekibi; o cüzdanın içindekileri harcarken, SİİRTLİLER GECESİ’ni İstanbul’da Abdi İpekçi Salonu yerine, Siirt’de gerçekleştirseydi, belki daha inandırıcı olurdu. Sümüklüböcek kabuğundan çıkmış, kabuğunu beğenmemiş örneği; Siirt’den çıkıp, İstanbul’a postu serip, doyduğum yer deyip, doğduğun yere sırtını dönüyorsan, bu “gece”nin iyi niyetli bir girişim olduğuna nasıl inanılır ?...
Ve önceki adları; DP, AP ya da bugün DYP olan partinin, bir başka deyişle “yedi köyün ağası” Kamuran İNAN’ın DYP’sinin bu gecede genel başkan düzeyinde (ki ÇİLLER anamız ve de bacımızın katılımıyla) gösterdiği bu olağanüstü ilgi şimdi niye ?... TOPRAK REFORMU sürekli engellenirken, sol partiler ATATÜRK’ün önerdiği gibi Doğu’yu kalkındırmak için; önce insanına yatırım yapılmasını söylerken, “örneğin; ECEVİT’in KÖYKENT Projesi gibi” bu baylar ve de bayanlar neredeydi ?...
Şimdilerde Cumhuriyet düşmanları ki onlar ırkçılık ve tarikatçılık özlemleriyle ülke bütünlüğümüzü, ulusal birliğimizi bölmek isteyenler, bir başka tanımlamayla ULUSAL ANDIMIZ’ı bozmak isteyenler, bir zamanlar hiç çekinmeden beynine bir kurşun sıkıp, ancak bedenini yok edebildikleri Uğur MUMCU, Muammer AKSOY ve diğer örnekleri gibi düşünceleriyle, düşüncelerimizde sonsuza dek yaşayan değerli aydınlarımızdan Abdi İPEKÇİ’nin adını taşıyan yapıda toplanmışlar, Doğu’yu ve Doğulu’yu kurtarma aldatmacası altında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne olan öfkelerini kusma yarışına girmişler. Şimdilerde saldırganlıklarına buldukları kılıf; Doğu’ya yatırım, Doğu’nun geri kalmışlığı…
Beyler bırakın bu ikiyüzlülüğü; ATATÜRK’ün ardından, Doğu’ya kaç tane fabrika yaptınız ?...
Kaç tane okul açtınız ?...
Kaç kilometre demiryolu döşediniz ?...
KÖY ENSTİTÜLERİ’ni kapatıp; kuş uçmaz, kervan geçmez yolları unutup, büyük kentlerde gönül rahatlığıyla, vur patlasın-çal oynasın nasıl yaşadınız ?...
Bursalı, Balıkesirli, Çanakkaleli, Edirneli, Eskişehirli, Kütahyalı, Manisalı, Zonguldaklı MEHMETÇİKLER’in güvencesindeki Doğu ve Güneydoğu sınırından sızmak isteyen PKK çapulcusuna karşı şehitler verdiğimizde saygı duyup, gözyaşı dökmek yerine; koruculuk sistemini eleştirenleri, Kürt-Türk halklarının kardeşliği diye ikilem yaratanları alkışlamadınız mı ?...
“Az çocuk yapın, nüfusta nicelik değil, nitelik” diye öğüt veren hekimlerimize karşı çıkmadınız mı ?...
Çok çocuk yapmayı erkekliğinizin ya da kadınlığınızın gücü belleyip; PKK çapulcusunun ya da uyuşturucu mafyasının kucağına Doğulu çocukları sizler itmediniz mi ?...

JET-PA Fadıl’ın gecesini izlerken; sürekli sorular düşüyor beynime… Ve diyorum ki; “JET-PA Fadıl’ın, Türkiye’nin sosyo-ekonomik yaşamına, böyle ansızın jet gibi düşüşünün araştırılmasını…Bu değirmenin suyunun nereden geldiğinin de yetkililerce sorgulanmasını… ATATÜRK İLKE VE DEVRİMLERİ doğrultusunda, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’nden bekliyorum…Şah Rıza PEHLEVİ’yi düşürmek için, solcularla işbirliği yapan (gerçekteyse onları kandırarak) mollaların yarattığı İran benzeri bir Türkiye istemediğim için…
………

Demişim 29 Ocak 1999’da, JET-PA Fadıl’ın TÜM TÜRKİYE ELELE ya da SİİRTLİLER GECESİ’nin televizyondan izlerken…
Bu gecenin ardından neler oldu ?...
JET-PA Fadıl’ın bu ülkeye armağanı ne oldu ?...
JET-PA Fadıl’ın İMZA’sının gecesine katılanlar, kimler ya da kim için imza vermiş oldu ?...
Fadıl’ın milletvekilliği koltuğunu kim kaptı ?...
Hiç kuşkusuz herkes bu soruların yanıtını biliyor…
Bilmeyen ya da yakın geçmişimizde yaşanan bu olaylar balık hafızalarına yem olanlar için anımsatayım; JET-PA Fadıllı yaşam sürecimizin sonucunda nur topu gibi bir başbakanımız oldu RTE kimliğinde…
Ve JET-PA Fadıl bugünlerde yine gündemde ya; hayırlara vesile olsun ama… JET-PA Fadıl çıktığına göre yeniden piyasaya; bekleyin günleri saya, saya… Bir de bakmışsınız ki çok yakında nur topu gibi bir Devlet Başkanınız da olur RTE kimliğinde…
Didimli olduğumuzdan beri, AKBÜK'deki o kocaman otelin önünden geçerken hep anımsıyorum o "meşum" geceyi...Selma ERDAL; Kentleşme ve Çevre Sorunları Uzmanı