Selma Erdal

Tüm Yazıları


Akbabalar

  • 04 Ekim 2019 Cuma


Hindistan'da son on yıldır kuduz salgını artmış. Kuduz salgını nedeniyle her yıl ölen insan sayısı da 25 milyon kadarmış.Neden mi?...Çünkü Hindistan'da "kutsal" inekler öldüğünde, leşleri sokaklarda kalıyormuş. O leşler de zararlı bakteriler üretiyormuş ve ineklerin leşleriyle beslenen sokak köpekleri de kuduz mikrobu aldıkları için, insanlara saldırıyormuş. Sonrasında da her yıl 25 milyon insan kuduz salgını nedeniyle canından oluyormuş.Neden son on yıldır yaşanıyormuş bu ölümler?...Çünkü AKBABALAR Hindistan'ı terk etmişler, çünkü AKBABALAR'ın soyları tükenmek üzereymiş. Yok, yok; anlamlı, anlamsız sorular üretmeyin kafanızda, AKBABALAR başka ülkelere göç etmemiş, gerçekten de sayıları azalmış, neredeyse soyları tükenecek kadar hem de... Çünkü AKBABALAR ölmüş!...Neden mi ölmüşler?...Çünkü Hindistan'da ineklere verilen kimyasal içerikli bir ilaç nedeniyle; sokaklara bırakılan inek leşlerini yiyen AKBABALAR ölmüşler. İneklerin hastalıklardan korunması amacıyla verilen bu ilaç, ineğin etinde birikiyormuş, inek öldüğünde de etinden yalnızca bir kez ve yalnızca bir lokma ısıran AKBABALAR hemen ölüyormuş. Böylece Hindistan'da AKBABALAR'ın sayısı azalmış, neredeyse yok olacak aşamaya gelmiş. Doğal çöp öğütücüsü, Doğa'nın çöpçüsü, leş yiyicisi, leşleri yok edicisi AKBABALAR azalınca da sokaklar pis kokudan geçilmez ve insanlar da kuduz salgını endişesinden dolayı ölüm korkusuyla dışarıya çıkamaz olmuşlar.AKBABALAR'ın neden yok olduğunu araştıran uzmanlar; inek leşinde biriken kimyasal ilaç kalıntılarının ölümlere neden olduğunu belirleyince, hem o zararlı ilacın kullanılması yasaklanmış, hem de AKBABALAR'ın çoğaltılması için üretim çiftlikleri kurulmuş. Doğa'nın doğal çöp öğütücüleri, çöpçüleri AKBABALAR'ın sayısının artmaya başlamasıyla da Hintliler'in kuduzdan ölme endişeleri ve korkuları da giderek azalmaya başlamış.İşte Doğa'nın dengesi, düzeni... Ola ki yaşam zincirinden bir tek halka bile eksilirse; peşi sıra geliyor olumsuzlukların her türlüsü...
Ve yine AKBABALAR gibi, tarlada gezen yılanlar da yok olursa...Örneğin; tarladaki yılanları öldürdüğünde çiftçiler, fareler çoğalıyor, çoğalan fareler tohumlara saldırıyor. Ve tohum yoksa ürün yok; sonuç kıtlık, son aşamada açlık...
Doğa'da gerçekleşen olaylara bakarken, ilişkilerin tümünü görmek, birbiriyle etkileşimini düşünerek eylemde bulunmak gerekir ki buna kısaca BÜTÜNSELLİK yaklaşımı deniyor Çevre Bilim terminolojisinde.Daha anlaşılır bir deyişle; Ekoloji'de kullanıldığı biçimiyle bütünsel yaklaşım demek, Doğa'daki ilişkilerin tümüne bakmak demektir (ki İngilizce karşılığı; holism).İşte bu nedenledir ki çağdaş EKOLOJİ'yi diğer pek çok positive bilim dalından ayıran önemli özellik, bilimsel yöntem olarak BÜTÜNSEL YAKLAŞIM'ın kullanılmasıdır.Ekolojide Doğa'nın parçalarının tek, tek nasıl işlediğine değil, bu parçaların ilişkilerine bakılır, birbirleriyle olan etkileşimlerine bakılır. Örneğin; tarım ilaçları kullanılırken, yalnızca tarım zararlılarını öldürüp, öldürmediğine değil, Doğa'yı nasıl etkilediğine, başka nelere zarar verip, vermediğine bakılır.Hindistan'da AKBABALAR ve KUDUZDAN ÖLEN İNSANLAR arasındaki; neden-sonuç ilişkileri kurulana kadar, pek çok insan ölmüş ama sonunda uzmanlar soruna bütünsel yaklaşım bağlamında çözüm bulmuşlar. Üstelik onlar Tanrı diye kutsal saydıkları ineklere tapınsalar da yine de çözümü bilimde aramışlar, kitlesel ölümleri engellemek için bilimden yararlanmışlar.Oysa ülkemizde; yabancı şirketler eliyle siyanürle altın arama işlemleri sonrasında, Doğa'ya, dolayısıyla Doğa'nın çocukları olan tüm canlıların başına nasıl olumsuzluklar gelecek acaba?... Sanıyor musunuz ki birileri endişeleniyordur; siyanürün toprağa, suya, havaya karışmasının sonucunda her türden canlının başına nelerin gelebileceği konusunda?... Üstelik de onlar "kutsal" ineklere tapanları kınayan, yalnızca Göklerdeki Babamız'a tapan "dindar" etkililer ve yetkililer olmalarına karşın... Endişelendiklerini sanmıyorsunuz değil mi?...
* Herkes pek mutlu; Alman Vosvos Manisa'yı seçti diye... Sevinsinler de, söylemesinler kimseye... Araba fabrikasının ardından, oto yan sanayii de peşi sıra gelince... Manisa'da ne verimli tarım toprağı kalacak, ne de sanayileşme nedeniyle solunacak temiz bir hava olacak... Marmara'nın geneli, Adapazarı Sakarya yöresi, Konya ovası talan edildi; şimdi sırada kurbanlık topraklar, Ege Bölgesi'nden seçildi. Mübarek olsun vatana, millete... Yarınlarda düşünce tarımsal üretim, besin, beslenme derdine yöre halkı; adaklar adar, çaputlar bağlar,mumlar yakar derdine!...Bir anımsatma: Adapazarı Sakkarya'da konuşlanan TOYOTA fabrikasının yerinde, patates tarlaları vardı daha öncesinde... Hani şu geçen kış yokluğu çekilen patates...Manisalılar da özlem duyarlarsa yakın gelecekte domatese, karpuza, kavuna; artık vosvos fabrikasıyla avuturlar guruldayan midelerini...