Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


Ahlak

  • 04 Şubat 2019 Pazartesi


Ahlak, dürüst bir yaşam algısıdır. Bu algı en yakın çevreden başlar ve küreyi kuşatır. Yaşam koşullarının belirleyenleri ahlakı da etkiler. Alışılmış olan doğal yaşama aykırı bir ahlak olamaz. Pozitif ahlak, doğal olanla birlikte onurlu bir geleceğin kavranıp benimsenmesine katkı sunan bir algı biçimidir.
Normalde ahlak toplumdan topluma farklı biçimlere bürünse de, insanlık açısından(temel haklar temelinde) ana eksenden sapmaz. İşte bu temel nedenden dolayı onurlu yaşamların güvencesidir. Ahlak kuralları insanları ne yapmaları konusunda değil, ne yapmamaları konusunda uyarır ve fren görevi yapar.
ÇARŞI-PAZAR.
Aklını evde bırakmadan çarşı-Pazar dolaşan kişi, ülkenin ne hale getirildiğini görür. Gördüklerinin nedenlerini araştıran kişi gerçeği görebilir. Gerçeği gören kişi acil kurtuluşun gerekliliğini de görebilir.
Çarşı-pazar çok pahalı, buna karşın ayağını yorganına göre uzatarak varlık sürdürmeye devam etmek zorunluluğu var. Bunun yanı sıra isteklerimizi dikkate almadan ödemek zorunda olduğumuz şeyler var. Kullanmadığımız otobanlara, geçmediğimiz köprülere, görmediğimiz hava alanlarına ve yatmadığımız hasta hanelere para ödemek zorundayız. Üstelik bu projelerin onayı bizlerden alınmamıştır. Kazanmış olmak, adımıza istemediğimiz şeyleri yapma hakkını vermez.
Ülkenin ortak akılla yönetilmemesi sonucunda bu noktalara gelmiş bulunmaktayız. Önlem, değiştirmek için harekete geçmek ve bunun içinde değişerek işe başlamak gerek. Kendisini değiştirmeyen hiçbir şey değiştiremez!
YARDIM.
Çok ilginçtir ki; yardımları, yardım alanlarda finanse ediyor(!) En yaşamsal gereksinimlerdeki dolaylı aşırı vergiler bunu işaret ediyor. Bütçenin yükünü dolaylı vergiler çekiyor. Bu oran %70’lere yakın. Bu çarpıklıklar sonucunda insani bir işlem olan yardım konusunda aslan payını siyasiler alıyor(!)
Yardımı anlamlı kılan; kendisine ait olanı gerçekten ihtiyacı olan başka birine karşılıksız olarak vermektir. Bu konuda medyayı araya sokmak, bir beklentinin olduğunu işaret ediyor. Oysa atalarımız demiş ki; “Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek.” Özellikle siyasiler bu konuda kitle iletişim araçlarını sorumsuzca kullanıyorlar. İşte ahlaki olmayan budur.
Ülkenin yoksulları her koşulda açları doyurabilirler ama zenginlerini doyurmaları mümkün değildir!

Ellerinde kelepçe, ayaklarında pranga…
İstemsiz canlar gelir bu dünyaya.
Kavga, kıyamet; yaşamak canhıraş!
Borçlu olduğu yazılıdır künyesinde!...