Selma Erdal

Tüm Yazıları


Ah Bir Anlayabilsek !...

  • 05 Ağustos 2020 Çarşamba


Dünya genelinde yaşanılan Corona salgınının dışsallıkları halk sağlığı bağlamında pek çok olumsuzluklar yaysa da kamusal alana... Siyasetçilerin, özellikle de egemenlerin, ülkelere hükmedenlerin ola ki varsa içerinde bir art niyet, olumsuz bir düşünce işte onlar için olumlu dışsallıklar yaymaktadır bakmasını bilenler olan, biteni gözlerse hınzırca...
Ki o Corona; 23 Nisan 2020'de ve 19 Mayıs 2020'de hedef seçmişti kendisine ulusalcı kimliğe gönül verenleri, Atatürk İlke ve Devrimleri bağlamında aydınlıkta gezenleri... Anımsayınız o günleri; Ulusal Bayramlarımız kutlandı evlerimize astığımız Türk Bayrağı ve seslendirdiğimiz İstiklal Marşımız'la...
Daha sonrasında her ne olduysa, sanki bir sihirli deynek deydi, ansızın koşullar değişti ve 1 Haziran 2020 gününden sonra; "yeni normal" diye bir kavramın eşliğinde, maskesiz ve de mesafesiz kalabalıklar görülmeğe başlandı her yerde... Özellikle de 1Temmuz 2020 günü; FETÖ ayaklanmasının bastırılışının yıldönümü ki yapılan törenlerde, toplantılarda onca kişi yanyana, cancana ama sanki onların dokunulmazlığı varmış gibi Corona hiç sokulmadı onlara...Ve yine Ayasofya'nın cami kimliğinin kutsandığı 24 Temmuz 2020 gününde,insafa ve de imana gelip, kelime-i şehadet getirerek İslam'a katılmış olmalı ki Corona ; dünya aleme karşı gövde gösterisi için kılınan o görkemli kalabalıkta kimseciklere bulaşmadı.
Ama... Otelcilerin para kazanması için, halkın sağlığını hiçe sayanların verdiği kararlar sonrasında; Ege ve Akdeniz kıyılarına doluşunca ülkenin neredeyse yarısı... En başta Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Sağlık Kurulu Üyeleri'ni tuttu mu bir sancı?...
Eyvah ki eyvah; salgının yayılma hızı neredeyse 10 katı arttı içerikli kaygılı açıklamalar yapıldı.
Şimdi bu adamlara ve de madamlara sorulmaz mı?...
Eğer tehlike geçmediyse; neden "yeni normal" diye bir kavram türetip, halkı sokağa saldınız, halkın zincirlerinden boşanırcasına Ege ve Akdeniz kıyılarına koşmasına göz yumdunuz ?... Ve şimdi de halkı suçluyorsunuz; maskesiz-fiziksel mesafeye uyumsuz-kalabalıkların içine karıştıkları için... Ve yeniden salgının başındaki önlemlerin getirilebileceğine ilişkin, bir başka deyişle sokağa çıkma yasağının yeniden uygulamaya konulabileceğine ilişkin açıklamalar yapıyorsunuz.Bu durumda bizler halk olarak şimdi size, siz yetkililere, etkililere nasıl inanalım?...
Gerçekten de halkın sağlığı için kaygılanıyor musunuz?... Yoksa, yoksa bir Ulusal Bayramı daha kutlamamızı önlemek/engellemek için alt yapıyı mı oluşturuyorsunuz?...
Nasılsa 15 Temmuz gününüz kutlandı. 24 Temmuz 2020 günü; Lozan Barış Antlaşması AKEgemenler tarafından gündeme getirilmeden, Ayasofya namazı kılındı. Daha öncesinde de 18 Mart Çanakkale Zaferi gününde; Suriye'de kazanışmış bir zafer öne çıkarılmıştı ya, işte onun gibi... Ve şimdi 30 Ağustos Zafer Bayramı sırada... Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin ardından, ORDULAR İLK HEDEFİNİZ AKDENİZ'DİR diyerek düşmanı denize döken Başkomutan Gazi Mustafa Kemal ve Arkadaşları'nın kazandığı zaferin, utkunun bayramı var. Üstelik bu bayram; yalnızca Türk Ulusu'na değil, özellikle Türk Ordusu'na armağan edilmiş bir bayramdır.23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın; Türk Çocukları'na armağan edildiği gibi... 19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik Spor Bayramı'nın Türk Gençleri'ne armağan edildiği gibi... 30 Ağustos Zafer Bayramı da Devletimiz'in kurtarıcısı ve kurucusu Başkomutan Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından CUMHURİYETİMİZ'i korumak ve kollamakla görevli ATATÜRK ASKERLERİNİN, ATATÜRKÜN ORDUSUNUN BAYRAMIDIR.
Sanki yeniden yayılma hızı artan, dolayısıyla da bizleri çooook düşünen büyüklerimiz tarafından da önlem almak amacıyla, yeni yasakların gelebileceğine, yeniden evlere kapatılabileceğimize ilişkin açıklamalar yapılan şu günlerde... Daha önceleri "hastalanıp, ulusal bayram kutlamalarına katılmayan" egemen düşünce, bu ulusun 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı coşkuyla sokaklarda kutlamasını engellemek amacıyla küresel salgını mı aracı olarak kullanma derdinde?...
Çünkü Kurban Bayramı süresince halk için kaygılanmayan etkili ve de yetkili sesler; bayram bitince ( ki tatilciler epeyce para harcadıktan sonra) bağırmaya başlayınca... Bizler de şaşkına döndük.Gerçekten de Angara'daki Böyyüklerimiz bizim sağlığımızı düşünüyor, sağlıklı bir toplumu hedefliyor ve bu topraklarda yaşayan herkesi seviyor mu yoksa Zafer Bayramı kutlaması yapılmasını engellemek amacıyla halkın sağlığı için kaygılanıyormuş "gibi" mi yapıyor?...Ah bir anlayabilsek !... İşte o durumda her şey daha güzel olacak da... Ama hiç bir şeyin güzel olduğu da, olacağı da yok bu ülkede ne yazık ki!...