Selma Erdal

Tüm Yazıları


Ağustos'un 30. Gününde

  • 28 Ağustos 2019 Çarşamba


Doymadılar yıllardır Ortadoğu bataklığında kan dökmeğe...SADDAM...KADDAFİ...MURSİ...ESAD... NEDİR BUNCA ENTRİKA, BUNCA FESAD ?...GİDİN BAŞKA YERDE OYNAYIN; BÖLGEMİZDE İSTEMİYORUZ CİHAD !...Diyoruz yıllardır ama aldıran yok...Ama topraklarımıza göz dikip, Mehmetçiklerimiz'e ve de Misak-ı Milli sınırlarımıza saldıran çok...Oysa Gazi Mustafa Kemal'in öncülüğünde verilen Kurtuluş Savaşı sonrasında 30 Ağustos 1922'de bu topraklar; kazanılan zafer/utku sonrasında mühürlendi Türk Ulusu'nun üzerine... Ama ne yazık ki bu gerçekleri unutan çok; taşırken suları yedi düvelin değirmenine...
Ne yazık ki son yıllarda her 30 Ağustos günü geldiğinde... Açıklamalar yapılıyor genellikle; 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI nedeniyle yalnızca çelenk konulacak ve sözlü kutlamalar kabul edilecek içeriğinde... Oysa 30 Ağustos TÜRK ORDUSU'nun bayramıydı. ORDU Mustafa Kemal'in Askerleri kimliğini yitirince...Demek ki bayramları da oluyor iptal...Ve bu halk da öylesine boşvermiş ki hesap sormuyor askerinden, yapışmıyor yakasına, küfretmiyor fiyakasına; NEDEN diye...
Ne durumlara düştü ülkemiz; ulusal bayramlarımızı yok sayanlar nedeniyle ilkokul müsamere çocukları gibi yazılar yazmak durumunda kalıyoruz. Ulusal kimlik bilincini yitirmiş aymazlara; ulusal bayramların anlam ve önemini anlatmak, anımsatmak, yeniden özümsetmek için yazılar yazıyoruz. Zorda kalınca Mustafa Kemal’e sığınıp, övgüler düzenler; kefeni yırtınca anında sövgülere başlıyorlar. Onlara acı, acı gülüyoruz. ASALA derken…PKK…IŞİD…FETO…Türlü çeşitli terör örgütü; ülkemiz topraklarında sürekli ikamet almış…Neredeyse ulusal bayramlarda düzenlen-emey-en resmi geçitlerde silahlarıyla birlikte boy gösterecekler. Buna karşın egemenler; halkıyla, Ordusu'nun arasına duvar örecekler.
Biz bildik bileli kendimizi, 29 Ağustos gecesi geldiğinde;bir başka deyişle 30 Ağustos Zafer Bayramı öncesinde, Anadolumuz’un ordusu düvel-i muazzamaya karşı kazandığı ZAFERİNİN BAYRAMI’nı kutlamaya başlardı.
Şimdi ne ORDU, ne de BAYRAM’ı… Ve bu gidişle ne ülkemiz, ne de ulusumuz…Oysa emperyalizme karşı savaşıp, utkuya ulaşan bir ülkeydik biz. Yıllarca kıvandık, durduk atalarımızın kahramanlıklarıyla…Ve ardından rehavet içindeki Osmanlı gibi biz de gevşek davrandık… Su uyudu, düşman hiç uyumadı…İçimizden çıkan TRUVA ATLARI;ülkenin altını oydu, ulusun belini kırdı… Tutamadık ellerimizde, yüreğimizde ülkemizi..Utanmadan, hayasızca, onursuzca; ülkemizi yedi düvelin kucağına bıraktık sanki bu topraklarda onlara karşı bir Kurtuluş Savaşı vermemişiz gibi...Ne yazık ki...Adı konmamış ve her nedense bir türlü bitmeyen savaşlarda bu ülke yıllardır yitirirken oğullarını; nasıl ki dinsel bayramlarda şehidlerimiz usumuza düştükçe ciğerlerimiz yanıyorsa... Ulusal bayramlarımızda da yüreklerimiz yangın yeri, her gün aldıkça şehid duyumları...Ama yine de inadına, inadına kutluyoruz ve kutlayacağız da 30 Ağustos ZAFER BAYRAMIMIZ'ı !...