Selma Erdal

Tüm Yazıları


Adaylar

  • 03 Aralık 2018 Pazartesi


Her­kes ken­di­ni de­ğer­li bu­lu­yor; ama ye­ter­li midir, ye­ter­siz midir, ehil midir, usta mıdır, yoksa "ke­ra­me­ti ken­din­den men­kul" bir hasta mıdır ken­di­si de bil­mi­yor.Her­kes be­le­di­ye baş­kan­lı­ğı ya­rı­şı­na ka­tıl­mış, ken­din­ce düş­le­re dal­mış dolu diz­gin...Ör­ne­ğin; Bursa için bir Ur­fa­lı ya da Didim için bir El­bis­tan­lı be­le­di­ye baş­kan­lı­ğı­na aday olma yü­rek­li­li­ği­ni gös­te­re­bi­li­yor.Bu aday­la­rı gör­dük­çe; insan şaş­kın­lık ge­çi­ri­yor...​Yerel yö­ne­tim­le­re aday olan­lar ara­sın­da,bü­yü­teç­le ara ki bu­la­sın yerli adayı, o ken­tin, o yö­re­nin ger­çek ev­la­dı­nı...Büyük kent­ler bir yana, biz ba­ka­lım Didim'e...Sanki Didim'in yer­li­si;töv­be­li si­ya­set yap­ma­ğa, kendi ken­di­ni yö­net­me­ğe...​Bu kadar a-po­li­tik bir top­lum zor bu­lu­nur desem ye­ri­dir. Her si­ya­sal par­ti­de; 81 ilden ge­len­ler, gö­çen­ler üye, aday...​Ama Di­dim­li­ler yok ya da aday­lar­sa da pek şans­la­rı yok...Çünkü kent­sel nüfus ço­ğun­lu­ğu da Di­dim­li'nin sa­yı­sın­da yok ki aday olsa da onun için ye­ter­li oy sa­yı­sı yok...​Oralı, bu­ra­lı, şu­ra­lı olan­la­rın ezici ço­ğun­lu­ğu var Di­dim­li'nin sa­yı­sal ço­ğun­lu­ğu kar­şı­sın­da...Bir de...Aday­la­rın öz­geç­miş­le­ri, ta­nı­tım bel­ge­le­ri elime geç­dik­çe;ya­dır­gı­yo­rum bu du­ru­mu... Bari hiç de­ğil­se yan­la­rı­na, ya­maç­la­rı­na al­sa­lar bir kaç ger­çek Di­dim­li'yi...​Daha iyi olmaz mı acaba?... Es­ki­le­rin de­di­ği gibi dağ­dan gelen, bağ­da­ki­ni ko­var­mış ör­ne­ği... Yerli halk;içine ka­pa­nık, ken­tin di­na­mik­le­rin­den uzak...​Oysa yerel de­mok­ra­si­de önem­li olan ön­ce­lik­le yerel halkı hoş­nut etmek...Didim'de göz­le­nen; ora­lı­lar, bu­ra­lı­lar, şu­ra­lı­lar her yere aday­lar...​Si­ya­sal par­ti­le­rin ilçe baş­kan­lık­la­rı­na da...​Yerel yö­ne­tim baş­kan­lı­ğı­na da...Üs­te­lik de Didim'e ge­len­ler; kente özgü de­ğer­le­ri be­nim­se­yip, Di­dim­li ola­cak­la­rı­na , kent­li­le­şe­cek­le­ri­ne...​Geldik­le­ri yerin de­ğer­le­ri­ni yay­mak, ya­şat­mak, baş­ka­la­rı­na da bu­laş­tır­mak, yer­le­şik hal­kın dü­ze­niy­le uyum­lu ya­şa­mak ye­ri­ne, yoz bir düzen ya­rat­mak pe­şin­de­ler...Ege'nin,Didim'in; efen­di, say­gı­lı hal­kı­na kar­şı­lık... Hoy­rat iliş­ki­ler ağı için­de, mafia özen­ti­si dav­ra­nış­lar ser­gi­le­mek, özel­lik­le de ikin­ci ba­ha­rı­nı ya­şa­mak için bu şirin bel­de­yi se­çen­le­ri te­dir­gin etmek...Buna kimin ne hakkı var ki?...Yol­lar­da tra­fik ma­gan­da­la­rı hak­kın­da yaza, yaza;bık­tır­sak da okur­la­rı­mı­zı, on­la­rın tra­fik ku­ral­la­rı­na ay­kı­rı dav­ra­nış­la­rı­nı ser­gi­le­mek­den bı­ka­cak­la­rı yok...Alım-sa­tım iş­le­rin­de olan­la­rın ba­zı­la­rı­nın da acaba kimi do­lan­dı­ra­bi­li­rim tü­rün­de plan ve proje ge­liş­tir­mek­de üst­le­ri­ne yok...Ona­rım, bakım, ta­di­lat, ta­mi­rat; her ne işi­niz varsa, "usta" ge­çi­nen­le­rin bir işi be­cer­di­ği yok...​So­rar­san hepsi al­la­me-i cihan...​Ama hiç bi­rin­de us­ta­lık bel­ge­si ya da çı­rak­lık dip­lo­ma­sı yok...So­kak­da kimi gör­sen; tu­rizm­ci ama Didim'de tu­riz­min bir arpa boyu yol al­dı­ğı yok...Al­tın­kum kı­yı­la­rı sanki bi­ri­le­ri­nin iş­ga­li al­tın­da; sı­ra­dan hal­kın, kor­ku­dan ora­la­ra adım at­tı­ğı yok...Ya­kı­nı­la­cak ve de sa­kı­nı­la­cak ko­nu­la­rı yaz­sak...​roman olur...​ama kim­se­cik­le­rin oku­du­ğu ve de oku­ya­ca­ğı yok...Tro­pi­kal iklim ku­şa­ğı­na özgü yağ­mur­lar­la de­re­le­re dönen cadde ve so­kak­la­ra iliş­kin; alt yapı so­run­la­rı­nı gören, eleş­ti­ren, ola ki baş­kan­lık kol­tu­ğu­na otur­du­ğun­da ne çö­züm­ler üre­te­ce­ği­ni an­la­tan tek bir aday bile yok...Özel­lik­le de be­le­di­ye baş­kan aday­la­rı­nın...Çünkü hiç bi­ri­si­nin gün­de­min­de, plan ve pro­je­sin­de Didim'de öne çıkan bu so­run­lar üze­ri­ne ne göz­lem­lerl, ne de söy­len­miş bir tek söz­le­ri yok...Her­ke­sin bi­linç al­tın­da da, bi­linç üs­tün­de de; Didim'de ku­ru­la­cak şan­ti­ye­ler ve mutlu ola­cak ran­ti­ye­ler var ne yazık ki...İşte bu ne­den­le...​kaygılı­yım açık­ça­sı; gelen gi­de­ni ara­ta­cak diye...Didim'de ya­şa­nan so­run­la­ra, Di­dim­li'nin bey­nin­de olu­şan so­ru­la­ra en doğru ya­nı­tı ve­recek, Didim'i gö­nen­ce er­di­rip, Di­dim­li'yi mutlu edecek bir aday çı­ka­bi­lecek mi seç­men­le­rin kar­şı­sı­na?...Yoksa "köp­rü­yü ge­çe­ne kadar" tatlı dilli, güler yüzlü,seç­me­ni pek seven ama son­ra­sın­da da Di­dim­li'yi geren biri mi ge­lecek baş­kan­lı­ğa?...Şu aday­lar ke­sin­le­şip,her par­ti­nin öne çıkan aday­la­rı­nı bir gör­sek de...​Rahatla­sak; pek iyi ola­cak...