Selma Erdal

Tüm Yazıları


Adamlık

  • 21 Mayıs 2019 Salı


Çevrende herkes şaşırsa, bunu da senden bilseSen aklı başında kalabilirsen eğerHerkes senden kuşku duyarken, hem kuşkuya yer bırakır,Hem kendine güvenirsen eğerBekliyebilirsen usanmadanYalanla karşılık vermezsen yalanaKendini evliya sanmadanKin tutmayabilirsen kin tutana.
Herkesle düşüp kalkar,erdemli kalabilirsenUnutmazsan HALKI krallarla gezerkenDost da düşman da incitmezse seniNe küçümser ne büyütürsen çevreniHer saatin her dakikasınaEMEĞİNİ katarsan hakçasınaHer şeyiyle dünya önüne serilirÜstelik oğlum ADAM OLDUN demektir.
Bülent Ecevit tarafından bu dizelerde karakteri çizilen ADAM; halkımızın özlemini çektiği siyasetçinin tasviridir, bir bakıma da BÜLENT ECEVİT'in ta kendisidir.Oysa halkının KARAOĞLAN diyerek bağrına bastığı bu ADAM; ne yazık ki sonraları nasıl ayrıldıysa doğru bildiği yoldan...Daha açık bir anlatımla; koltuk sevdasına düşen ECEVİT iktidar olmak için şu ahir ömründe; Hüsamettin ÖZKAN aracılığıyla F tipi cemaatle girmeseydi gerdeğe, kullandırmasaydı kendisini Ergenekon düzmecelerinde, ADAMlık sonsuza dek yakışırdı kimliğine..
Adamlık kavramını şimdilik bırakalım bir yana,dönelim bir bilim insanına ki o da Ahmet Taner Kışlalı...1977 yılında CHP'den milletvekili olan ve 1978-1979 yıllarında Bülent Ecevit Hükümeti'nde Kültür Bakanı olarak görev yapan...Daha sonra karanlık güçlerin bombalı saldırısı sonucunda; 21 Ekim 1999'da aramızdan ayrılan Ahmet Taner Kışlalı bakın neler diyor Siyaset Bilimi üzerine...Siyaset Bilimi'nde ya da genel olarak Sosyal Bilimler'de KESİNLİK yoktur.Çünkü insanın evrimleşmesiyle birlikte; dünkü insanla, bugünkü insan arasında bir değişim vardır, dolayısıyla insanın davranışları, etkisi, etkenliği de evrim geçirmiştir.Fen Bilimleri'ndeki gibi kesinlik yoktur,Sosyal Bilimler'de olasılık vardır.Dolayısıyla kuram ileri sürerken de kesinlikden değil, olasılıkdan söz edebiliriz.Bu açıklamalara göre...Örneğin; "Bireyin sosyo-ekonomik düzeyi yükseldikçe,sosyo-politik düzeyinin de değişiklik göstereceği olasıdır, olasılık gösterir" diye kuram ileri sürülebilir.Bu bağlamda dönüp bakarsak gerçek yaşama; siyasete adım atan ADAMlar ya da MADAMlar; halkın arasından çıkıp da, ikbal sahibi olunca halktan uzaklaşabilir.Tepelere yükseldikçe, halk onların gözünde cüceleşebilir.Yine de değişmeden kalabiliyorsa kişi; ECEVİT'in dizelerinde düşlediği gibi, onun tam tanımı ADAMlıktır. Ama ne yazık ki öyle birilerini siyasal yaşamda bulamıyoruz.Ancak var olanlar; halkın değil, kendilerinin tanımladığı kimlikle ADAM'lar...Ki onların çoğu; ADAMlık üzerine dizeler yazmış, CHP'den ayrılıp "eşim ve ben partisi"ni pardon DSP'yi kurmuş ECEVİT'in partisinde yer tutmuşlar.Neden midir bu yergimiz?...31 Mart 2019 seçimlerinde; CHP'nin oylarına katkı sağlamak varken, karşıtlarına hizmet sunmak varsa eylemleri arasında...ADAM OLMAK üzerine dizeler yazmış olsa bir dönemin KARAOĞLANI, kurduğu partinin eylemleri ADAMLIK'dan uzaksa...Biz onlara ADAMlık kadrosundan nasıl ünvan verebiliriz, bu eylemleri karşısında onlara nasıl övgüler düzebiliriz?...
Zararın neresinden dönülürse kardır...Biz sözümüzü geri almasını da biliriz.Yeter ki 23 Haziran'da yinelenecek olan İstanbul seçimlerinde, ECEVİT'in bu dizelerinde tanımlanan kimliğe göre davranış göstersinler;onları ayakta alkışlayarak, ADAMlık payesini de veririz.