Filiz Korkmaz

Tüm Yazıları


Adalet ve Cesaret

  • 05 Şubat 2018 Pazartesi


Cumhuriyet Halk Partisi 36. Olağan Kurultayında 2 aday olarak başlayan DEMOKRASİ ŞÖLENİ. Türkiye bu tabloyu özlemişti aslında. Genel Kurulda yeni bir sayfa açıldı. Türkiye’nin geleceğinin oylandığı bir kongre. "Bu kurultayda seçilecek genel başkan ve yöneticiler, önümüzdeki dönemde 3 seçim yönetecekler. Yerel seçim, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçim. 2019’da Türkiye’yi uçurumun kenarından kurtaracak bir parti. Çok güzel bir DEMOKRASİ ŞÖLENİ olarak başlayan kurultayda, diğer partilerden temsilciler yoktu ve bütün TV kanalları sayın cumhurbaşkanının Batman’daki il kongresi mitingini veriyordu. Miting bitene kadar kongreden tek bir kare dahi vermeyen kanallar vardı. “Eskiden Bir siyasi partinin kurultayı yapılınca diğer partilerden temsilen de olsa katılım sağlanırdı.

Divan oluşturuldu ve 36. Adalet ve Cesaret kongresi başladı. Kurultayın başkanlık divanına Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen seçildi. Divan Başkanı seçilen Yılmaz Büyükerşen, CHP'nin “Müdafa-i Hukuk hareketi ile başladığını” söyledi. CHP'nin Türkiye siyasi tarihinde iktidarda ya da muhalefette olduğunda sürekli demokrasi için çalıştığına vurgu yapan Büyükerşen, “Demokrasimiz, süreklilik gösteren OHAL uygulamaları nedeniyle askıya alınmış, Anayasa'ya aykırı uygulamalar ile devlet çarkının işleyişi ve hukuk sistemimiz tartışmalı hale gelmiş, her konuda hak, hukuk ve adalet mumla aranır olmuştur” dedi.Türkiye'nin bu dönemde “Osmanlı'nın meşrutiyet döneminde bile olmayan” tek adam rejimini oturtma hevesinde olan iktidara yüklenen Büyükerşen, “Aziz Atatürk'ün dediği gibi ‘Cumhuriyeti kuran Türkiye halkına, Türk milleti denir'. Ve işte bizler o milletiz dedi.

Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU konuşmasını ve kurultayın açılışını yapmak üzere kürsüye çıkınca müzikler ve alkışlar eşliğinde ilerledi. Neden 500 km yol yürüdüklerini, tutuklu (esir) olan gazetecileri, tek adam rejimine karşı olduklarını vs. neler konuştuğunu herkes dinlemiştir tekrar yazmaya gerek yok. Konuşması bittikten sonra tekrar müzik ve alkışlar eşliğinde yerine geçti.

Sayın Muharrem İNCE’de konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıktığında sadece alkış ve sloganlar eşliğinde çıktı “müzik çalınmadı” Sayın İNCE’de salonu coşturan konuşması sık sık sloganlarla kesilerek devam etti.

8 aydır birbirimizi seçmekle uğraşıyoruz. Artık bunları bırakma zamanı gelmedi mi? Kongrede yaşanan imza krizi bana göre divanın hatasıydı. Bu kadar basit bir olayı büyütüp basına yansıtması gerekmiyordu. Perde arkasında her iki adayın sorumlu olan danışmanlarını çağırıp sorunu sessizce çözebilirdi. Büyükerşen divanı yönetemedi. Bir kurultayı idare edemeyen divan başkanına Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı adayı olarak bakıldığı bu dönemde. Bu yapılan hatadan sonra olmaz diye düşünüyorum. AKP ve MHP’nin 2019 seçiminde birleşerek seçim çalışması yaptıkları şu dönemde yapılmaması gereken bir hataydı. Genel Başkanın siyasi nezaket jesti diye kabul edilebilecek bir uygulama krize döndü ve parti içi demokrasi tartışması yarattı. Bence gereği yoktu.

Muharrem İNCE dünkü siyasetçi değil bunu neden yapsın? Mükerrer imza olmayacağını bilen bilinçli bir siyasetçi. Aslında kendini bilmez 49 delegeyi mükerrer imza verdiği için tespit edip disiplin cezası vermeleri gerekiyor. Demokrasi şöleni olarak başlayan kongreye gölge düşürenler 49 imza sahibidir. Cumhuriyet Halk Partisi güçlü bir partidir, kendini yenilemeye açık, kuruluşu ve kurtuluşu olan bir parti. Türkiye’nin sorunlarını çözme vaktidir.
Türkiye'de demokratik mekanizmayı işleten tek parti CHP’dir. Yeniden Genel Başkan olarak seçilen Sayın Kemal KILICDAROĞLU’nu ve PM üyelerini tebrik eder, almış oldukları zorlu görevlerinde başarılar dilerim.
Geriye değil ileriye bakmalıyız…