Selma Erdal

Tüm Yazıları


Acilciyiz

  • 26 Kasım 2019 Salı



Acilciyiz bu aralar...Acilci dediysek; 12 Mart döneminin "acilciler"i gelmesin usunuza... Bizim acilciliğimiz; Didim Devlet Hastanesi'nin Acil Polikliniği'nde sabahlama acilciliği+--..Tansiyonumuz bu aralar oyunbozanlık yaptıkça bize; "ben geldim tansiyonum yükseldi yine " diyoruz nöbetçi hekimlerimize... Onlar da gerekli "müdahale"yi yaparak, kaptırmıyorar bizi Ölüm Meleği'ne ki Kasım ayı içinde nöbetçi tüm hekimlerimize ve hemşirelerimize içten teşekkürler!... Teşekkür ediyoruz, çünkü biliyoruz ki orada yazılarımızı okuyanlar var, elbette ki teşekkürlerimiz ulaşacaktır kendilerine... Bu nedenle; teşekkür etmek istiyoruz -+kendilerine...Sağolsunlar, varolsunlar; ilgileri için, yardımları için, her birisine içten teşekkürler!...
Öncelikle sabırla, özveriyle; her gelen hastaya gösterdikleri ilgi gerçekten de övgüye değer. Hiç kimseye ayrım yapmaksızın; herkes derin uykularda uyurken, gecenin bir yarısında gelen hastalarla ilgienmek kolay mı öyle?...Bebesi geliyor, dedesi geliyor. Şarhoşu geliyor, baygını geliyor. Genelde kalp, tansiyon hastaları çoğunlukta, bir başka deyişle yaşamla-ölüm arasında sınırda olanlar. Onları normale döndürüp, "durumunuz iyi, eve gidebilirsiniz" diyerek yüzleri güldürmeleri var ya işte o anda içten bir teşekkürü, övgüyü hak ediyorlar.Ve acil servis denildiğinde; herkesin aklına ilgisizlik, baştan savma davranışar ve bir de hijyen kurallarına uymayan çevre gelir, ama Didim Devlet Hastanesi bu önyargıları yıkacak nitelikde, emek veren herkesin ellerine sağlık osun!...
Dolayısıyla bu aralar sıkça, çocukluğumuzdan beri bedenimizi pansiyon olarak kullanan tansiyon nedeniyle acilci oldukça "ikinci baharımızın kenti" Didim'de... Ve burada böyle bir sağlık kurumu oldukça, böyle iyi sağlık hizmeti aldıkça kolay, kolay düşmeyiz "umarım" Ölüm Meleği'nin kollarına...Ama acilci oldukça da dolayısıyla "gönülden istediğimiz" pek çok toplantıya katılamıyoruz; özellikle de değerli büyüğümüz Sayın Faruk Haksal'ın "Sol" Sinyal kitabını değerlendirme toplantılarına; anlayışına sığınarak, hoşgörüsünü istirham ediyoruz saygılarımızla...Ve bu aralar sık, sık "acilci" oldukça ve Didim Devlet Hastanesi'nde de ne yazık ki bize bakacak "kardiyolog" da olmayınca, zorunlu olarak İstanbul'daki kardiyolog hekimimizle görüşmek için yola çıkacağız. Dönüşümüzde de çağrıldığımız her toplantıya katılacağız, örneğin ADD'de "bir fincan kahve içmeye" kesinlikle gideceğiz.Çünkü Didim'de yerleşik düzene geçişimizin dördüncü yılından günleri aşırdıkça, pek bir sever olduk ilçemizi eksikleriyle de, yokluklarıyla da... Giderek alışmaya başladık ve çoktan unuttuk gitti "Bursa ve İstanbul dışında hiç bir yerde yaşayamam" dediğimiz günleri...Umalım ki bu güzel belde de yaşayanların her biri; sağlık ve mutluluk bulsun ve sevsinler Didim'i en az bizim gibi, gerçek bir Didimli gibi...Ama en çok da bizden içten teşekkürler alan Didim Devlet Hastanesi'nin hekimleri ve hemşireleri, hiç bir "acilci"den eksik etmesinler ilgilerini...Sevgiyle kalın... Kuşkusuz İstanbul'dan yazılarımızla; hergün yine Mavi Didim'de olacağız.