Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Acaba kim yoksul?

  • 19 Mart 2018 Pazartesi


Bir kimse bir diğerine niçin düşman olur?
En kaba tariflerle sıralayalım:
1.- Çıkarı zedelendiği için ya da gelecekteki çıkarı için o kişiyi bir tehdit olarak algıladığı için.
2.- Kişisel olarak kompleks duyduğu için.
3.- Bir şekilde onurunun zedelendiğini düşünüp bunu o kişiye fatura ettiği için.
4.- Siyaseten rakip gördüğü için.
5.- Sevgilisinden ya da karısından/kocasından kıskandığı için.
6.- Bu kişi bir başka dinsel, mezhepsel, siyasal gurup ya da sportif taraftar gurubu içinde yer aldığı için.
Bu listeye daha bir kaç kalem eklemenin mümkün, ama gereksiz olduğu düşüncesindeyiz. Siz bu düşüncede değilseniz, çoğaltın kalemleri; ama konu bu değil.
Konu, bütün bu nedenlerin gerçekte bir düşmanlık nedeni o-la-ma-ya-bi-le-ce-ği konusundaki saf ve çaylak bir düşünce…
Düşmanlığın temeline çıkar faktörünü koyuyorsanız, çıkın bir kaç merdiven daha yukarıya… Kişisel çıkar konusundaki duruşunuzu sorgulayın.
İnsanın kendi çıkarını gözetme içgüdüsünü uygar toplum içinde dostça yaşama ve paylaşma rahlesinde bir kez daha gözden geçirin ve bu konudaki yerleşmiş düşüncelerinizi "tamir edin!"..
Yukarıda sıraladığımız bütün öteki düşmanlık nedenlerini bir/bir sorgulayın... Hepsinin altında düşmanlık hissi besleyen insanın seviyesizliğini, ruhsal zafiyetini ve erdemsizliğini göreceksiniz.
Ünlü düşünür Schopenhauer şöyle diyor:
- Dünyanın en yoksul insanı, paradan başka hiçbir şeyi olmayandır…
Ve size şimdi tam da bu noktada basit ve yalın bir öykü:
Günlerden bir gün zengin bir baba oğlunu yanına alıp yoksul bir köye götürüyor.
Baba için bu yolculuğun tek amacı var: İnsanların ne kadar fakir olabileceklerini oğluna göstermek... Köye varan çok zengin baba ve oğul çok fakir bir ailenin evinde bir gece ve gün misafir edilirler.
Yolculuktan döndüklerinde baba oğluna sorar:
- İnsanların ne kadar fakir olabildiklerini gördün, değil mi?
- Evet!
- Ne öğrendin peki?
Oğlan şöyle yanıt verir:
- Şunu gördüm: Bizim evde bir köpeğimiz var; onlarınsa dört. Bizim bahçenin ortasına kadar uzanan bir havuzumuz var; onlarınsa sonu olmayan bir dereleri. Bizim bahçemizde ithal lambalar var; onlarınsa yıldızları. Bizim görüş alanımız ön avluya kadar; onlarsa bütün bir ufku görüyorlar.
Oğlu sözünü bitirdiğinde babası söyleyecek bir şey bulamamıştı.
Ardından oğlu ekledi:
- Teşekkür ederim baba, ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğin için!

@farukhaksal42
www.haksal.av.tr
farukhaksal@gmail.com