Selma Erdal

Tüm Yazıları


8 Mart Öncesinde

  • 07 Mart 2018 Çarşamba


Takvimlerde her gün bir güne adanmış, armağan edilmiş ya da yaşanan sorunların önemini vurgulamak adına takvimlerden bir gün seçilmiş.Dünya'da sorunlar ve sorunları yaratan insanlar... Ve yine bu sorunlara karşı duranlar da insanlar...İşte bu insanlar var olduğu sürece takvim yapraklarında hiç bir gün; öksüz kalmayacak özel günlerden yana, kesinlikle özel bir gün düşecek 365 günlü takvimin her bir sayfasına...Kuşkusuz bizler de yalnızca o günlerde önem vereceğiz o sorunlara; kalan günlerde unutup gideceğiz, aldırmayacağız, yine sorumsuzca bildiğimiz gibi yaşayacağız...İşte sırada 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü...Kadın; o gün için en öncelikli, en önemli...Ertesi gündeyse; kaldığı yerden kadına şiddet, hiddet, cinayet...
*Kızkardeşlik;Biliyoruz ki Dünya Kadınları; yoksulluğa, şiddete ve savaşa karşı birleşiyorlar. Oysa bizde bu kadar çok kolaycı kadın varken...Boyun eğen kadın varken... Mazoşist kadın varken... Kadınlar "kızkardeşlik" dayanışmasını gerçekleştirmedikçe... Kadın nesli tükenecek gibi ülkemizde...
*Prens-Öpücük-Kurbağa ve Karın Deşen Jack;Masalda ne kadar güzel; Prenses kurbağayı öpüyor, kurbağa da yakışıklı bir prense dönüşüyor…Oysa gerçek yaşamda; yakışıklı prensler için durum çok başka ?...Biz onlarla düştükçe aşka, öpüştükçe ve öpüştükçe sürekli; değişiyorlar, değişiyorlar ve dönüşüyorlar bataklıkta sürekli vraklayan bir kurbağaya…Üstelik daha da kötüsü; giderek dönüşüyorlar birer "karın deşen Jack"a
*Radikal Feminist;Feministliğim de, vejeteryanlığım gibi HALF ya da LIGHT olarak nitelendirilebilir. Radikaller gibi erkeklerin kökünü kazımak yerine, onların işime gelmeyen tutum ve davranışlarının kökünü kazımayı yeğlerim.Nasıl ki sürekli ot yemeyip, arasıra sütle, balıkla, yumurtayla besleniyorsam, bir başka deyişle HALF ya da LIGHT vejeteryansem, erkeksiz yaşanmayacağının, yaşanamayacağının, en önemlisi yaşayamayacağımın bilincindeyim, dolayısıyla ben bir HALF ya da LIGHT Feministim…Olur mu öyle şey demeyin… Giderek bozulan DÜNYA koşullarında bir kez daha kalkacak olursa NUHUN GEMİSİ; gemiye, erkeğimle elele binerim… Ama erkeklerin kökünü kazımak isteyen radikallere; benden yalnızca kırmızı kart…
*Cennet-Elma-Kadın;Adam’a yasaklanmış/yasak kılınmış bir ELMA veren Havva; anlatıya göre kovulmuş Tanrının Cenneti’nden…Gerçek yaşamın içinde de aşk elmasını yiyen Havva’nın kızları; ellerinde binlerce yıllık kozları, Adam’ı oynatmakta avucunun içinde…Ama aşk elması yenip, bitince de her dem kovulmakta Dünya Cennetinden Havva’nın kızları… Üstelik de onların aşkla yarattıkları cennetlerini, cehenneme dönüştürmek için pusuda yatmakta namus bekçileri…Namus bekçileri ki onlar; beceremeyenler aşkı, beceremeyenler sevmeyi, beceremeyenler sevişmeyi, beceremeyenler yaşamı paylaşmayı, beceremeyenler gerçek kadın, gerçek erkek ve dahi gerçek insan olmayı…Ki onlar; beş duyularını köreltmişler sevilere, hazlara, tutkulara…Ki onlar; aldanmışlar/adanmışlar insanlık dışı yalanlara…İşte onlara karşı duruş, yüreklerdeki delice vuruş, tensel birliktelikle varoluş için inadına aşk, inadına tutku, inadına haz… Boşa gitmesin, atıl kalmasın; Doğa’nın, Tanrının vergisi bu işve, bu cilve, bu naz…Ne demiş çok bilmişler, bizlerden çok öncesinde?... İyi kızlar Cennet’e, kötü kızlar her yere… Oysa yaşam hakkı tanınmış yalnızca bir kereliğine kadın, erkek ayrımına düşülmeksizin herkese, tüm insan soyuna; nasıl oluyor da düşürülüyor kadın hayasızca ölümcül bir oyuna ?...
*Ayran- Alkol-Vergi;Günümüzden bir kaç yıl öncesinde buyurmuşdu ki Hz. ADAM; bizim milli içkimizdir AYRAN...Eyvallah!...Türkün yiğidi, bir de yoğurdu; yoğurdun da ayranı vardır…Sen Türk kimliğini yok say…Türklük bilincini silmek için savaş ver…Ve ondan sonra da ayranın milli içki olduğunu ileri sür…Türkün aslan sütü…Bektaşinin şarabı… Olacak mı şimdi yasak, olacak mı şimdi hasır altı ?...Rakı; Rumelili’nin zemzem suyu…Kim değiştirebilir ki bizdeki bu huyu ?...Araplaşmak uğruna, şaraptan uzaklaşmak mı ?... Kim boyun eğer ki buna ?...Alkolden tehlikeli; durdurabiliyor musun PKK’nin elindeki uyuşturucu ticaretini ?...O günlerde oldukça kaygılanmışdık...Sonra?...Sonrasında ne oldu?...Yalnızca alkollü içeceklerin vergilerine zam geldi; rakı,şarap, vodka içenler sayesinde Bütçe denklendi. Durum böyle olunca; bu da takiyyenin alkollü olanı diyerek neşemiz daha bir renklendi.
*Asansör-Tango;Ve bunca birikmiş öfkemin yansıması sözlerden sonra, bir sözüm ve de bir sorum var son günlerde sürekli saçmalayan şu ilahiyatçı geçinen zındıka...-Asansörde; bekar kadın ve erkek bir arada olunca ZİNA olur diyen yaratık...Aklın Marlon Brando'nun PARİS'DE SON TANGO filmindeki asansör sevişmelerinde mi kaldı?...
Ve sonsöz:Ah bir kurtulabilsem siyasal saçmalıklara ilişkin yazılar yazmakdan!...Oysa ben; rengarenk süslü giysilerimi giyip, incilerimi takıp, düşler dünyasına akıp; Barbara CARTLAND gibi bol köpüklü küvetin içinde şampanya yudumlarken, aşk masalları yazacakdım… Ama bu gidişle hiç olacak gibi değil...