Konuk Yazar

Tüm Yazıları


5 Yaşını Görmeyen 15 Bin Çocuğun Olduğu Bir Dünyada Yaşıyoruz

  • 30 Ocak 2018 Salı


Yazan : Hasan Dikçe


BM çocukla yardım fonunun (UNİCEF) açıkladığı raporda 2016 da dünyada her gün henüz 5 yaşına gelmemiş 15 bin çocuk yaşamını yitiriyor. Bu çocukların 7 bini ise doğumu izliyor ilk 28 gün içerisinde ölen bebeler.
AFRİKA VE GÜNEY ASYADA
(UNİCEF) in yayınladığı raporda çocuk olum oranları 2030 yılına kadar 60 milyon çocuk ölümünün gerçekleşmesini öngörüyor.
60 bin çocuğun tedavi edilebilir hastalıklardan dolayı hayatını kaybettikleri 2016 da 5.6 milyon çocuk hayatını kaybetmiş 1990 yılında yaşam 12.6 milyon ölümle karşılaştırırsak büyük bir düşüş göstermiştir.
ÇEVRE KİRLİLİĞİ
Uçan böcekler 25 yılda yüzde 75 aldığını biliyoruz. uzmanlara göre tarım alanların yok oluşu da böcek ilaçları iklim değişiklikleri ölümleri tetiklediğini de biliyoruz .
Eğer böcekleri kaybedersek büyük bir çöküntü yaşayacağı kesindir. Tüm bunları bildiğimiz halde tarım alanlarında böcek haşere ilaçları kullanılmakta . Çevre sorunları almış başını gidiyor. Zehirli atıklar bölgelerde rast gele dökülüyor. Zeytin alanları bir bir talan ediliyor. Termik santral dereler talan ediliyor endemik bitkiler yok ediliyor. Örneğin: İzmir Gazi Emir de yaşayan her bir kişi geçtiğimiz bir yılda kirli hava nedeniyle 205 gr zehirli toz yutuyor. Dünya sağlık örgütünün kriterlerine göre bu değer “Pm 10 için 63 gr” hesaplanmıştır.
AYNI ŞEKİLDE. İstanbul Göztepe’de yaşayan her bir kişi geçtiğimiz bir yılda kirli hava nedeniyle 233 gr zehirli toz solumuştur. Dünya sağlık örgütü kriterleri Pm 10 için 63 gr. hesaplanmıştır.
Bu demektir ülkemizde de yaşanacak çok az metropol kalmıştır.
2015 yılında 9 milyon kişi kirlilik kaynaklı hastalıklar yüzünden yaşamını yitirmiş bu rakam 2 yıl önce dünyada gerçekleşen tüm ölümlerin yüzde 16!sına denk gelmektedir. Bu AİDS Tüberküloz, ve Sıtma gibi hastalıklardan kaynaklanan ölümlerin toplamının üç katı. Aynı zamanda bütün savaş ve şiddet kaynaklı ölümlerde 15 katı demek . Bugün Orta Doğu’da, yurdundan edinen denizlerden boğulan açlık sefaletten binlerce insan etki altında ve yüzlercesi kaybolmuş ve olmuş öldürülmüş.
RAPORA GÖRE.
Ölümlerin yüzde 92 sinin düşük ve orta gelirli ülkelerde gerçekleştiği aktarılıyor.
Bu ülkeler Cad, Nijerya Nepal güney sudan Eritre, Madagaskar ve Pakistan’dır. Genel anlamda 1 milyon 530 ölümün kirlilik kaynaklı olduğu tahmin ediliyor . Bu ölümlerin çoğu kalp hastalıkları felç ve akciğer kanseri gibi kirliliğe bağlı bulaşıcı olmayan hastalıklardan kaynaklandığını biliyoruz.
Bugün ülkemizin çeşitli yerlerinde doğa tahribi ağır zararlar vermekte büyük tepkiler olmasına rağmen sermayeyi korumaya devam edilmektedir termik santraller kurtulan dereler yok olan yeşil alanlar bir bir yok ediliyor sermaye bu olup bitenlere izin veriyor ve karşı duranları tehdit gözaltı tutuklamalar yaşatıyor. Halbuki bu kadim topraklarda herkes yaşıyor veya yaşayacak ama sermaye veya gözlerine kar hırsı bürümüş akıl ve sanattan çok insanlar paraya servete kıymet verirler.
Emeği ve alıntı ile geçinen yanında yöresinde ve düşüncesine önem vermezler.
HALBUKİ;

Bu gerçekleri görmeden geçemeyiz ülkede ve az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde çocuk ölümü kirlilik doğa tahribi yolsuzluklar açlık kadın cinayetlerini durdurmak mümkün mü? Tarihi dokuları yok eden baltayla kazayla kepçeyle o boşaltılmış kafalarında tarihi dokusu yok olduğunu bilmeleri gerekir. Ülkede herkes kendi gemisini yürütmek parti değiştirmek kim güçlüyse onun yanın da olmak gibi susturulmaya bencil bir toplumla karşı karşıyayız kimsenin ölmediği bir dünya umuduyla . Güzel yarınlarımız olsun.