Musa Dinç

Tüm Yazıları


24 Kasım / Öğretmenlerin Onur Günü…

  • 22 Kasım 2018 Perşembe


Musa Dinç / Sağlık İletişim Uzmanı, Eğitimci -Yazar


Latin alfabesinin kabul edilmesinden sonra 24 Kasım 1928 tarihinde açılan Millet Mektepleri ile okuma yazma seferberliği başlatılmış, Atatürk bu çalışmalara Başöğretmen sıfatıyla katılmıştır. Millet Mekteplerinin açılışı ve Atatürk’ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından beri “Öğretmenler Günü” olarak kutlanmaktadır.
Öğretmen; insanları eğiten, doğru ve faydalı işleri öğreten, çocuk ve gençlerin kişilik olgusunun olumlu yönde gelişmesini sağlayan değerli kimsedir.
Öğretmenlerimiz yüklenmiş oldukları bu görevlerini her zaman layığı ile yerine getirmişler, Başöğretmen Atatürk’e ve milletimize layık olacak bir anlayış içerisinde hizmetlerine devam etmişlerdir.
Öğretmenler günü, öğretmenlerimiz ve öğrenciler arasındaki sevgi ve saygının doruk noktasına ulaştığı bir gündür. Bu özel güne anlam ve önemi açısından bakıldığında öğretmene gösterilen saygının aslında topluma verilen değerin bir göstergesi olduğu akıllardan çıkarılmamalıdır. Bu bakımdan öğretmenler günü, fedakâr öğretmenlerimizin değerini bir kez daha düşünüp anlamamızı sağlayan önemli bir gündür.
24 Kasım / Biz öğretmenlerin, eğitimcilerin bayramı… Her bayram bir mutluluk, bir sevinç, bir coşku kaynağıdır.

Bugün benim bayramım…
Mutlulukların en güzelini yaşamalıyım.
İçim içime sığmamalı;
Yüreğimde kuşlar kanat çırpmalı.
Ve gökkuşağının yedi renginde çiçekler açmalı.
Oysa bugün yüreğim kaskatı…

Gökkuşağının rengi solmuş.
Coşku kuşunun kanatları kırık…
Bugün içimde mutluluk, sevinç değil, hüzün ve acı var.
İçimden ağzımı açmak bile gelmiyor;
Ama karşınızdayım, konuşacağım.
Çünkü hem eğitimciyim, hem de yazarım; yazarlık duyarlılığımı göstereceğim.

Başöğretmen Atatürk: “Öğrenmeden, çalışmadan, yorulmadan rahat yaşama yollarını aramayı alışkanlık haline getirmiş uluslar, önce onurlarını, sonra özgürlüklerini ve daha sonra da bağımsızlıklarını yitirirler.” diyor.
Akla, bilime, bilgiye, sanata; üretici, yaratıcı çalışmalara boş verdiğimiz için; hazırcılığın, tembelliğin, çıkarcılığın, sahtekârlığın adını akıllılık, beceriklilik koyduğumuz için; yirmi birinci yüzyılın eşiğinde, bilgi çağında safsatacılarla uğraştığımız için acılar çekiyoruz.
Başöğretmen Atatürk: “Öğretmenler, Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür kuşaklar ister” diyor.
Siyasi iktidarların yaz –boz tahtasına çevirdiği eğitim sistemiyle, öğretmen yetiştirme politikamızla; horladığımız, sürgünlere gönderdiğimiz, ikinci bir işe muhtaç ettiğimiz öğretmenlerimizle, yıllarca atama bekleyip, ataması yapılamayan ve intihara teşebbüs eden öğretmenlerimizle, borç batağına saplanmış, elbirliğiyle yok ettiğimiz meslek onurumuzu, saygınlığımızı geri istiyorum.
Meslek onurunu her şeyin üstünde tutan, öğrencilerinin yüreğinde çiçekler açtıran, belleklerinde derin izler bırakan; bilgisiyle beyinleri, sevgisiyle ruhları doyuran, Atatürk ışığıyla aydınlatan öğretmenler istiyorum.
Gittikçe yozlaştırdığımız, içi boş birer sözcüğe dönüştürdüğümüz çalışkanlık, dürüstlük, yurtseverlik, sevgi, saygı, ahlak, özveri, insan onuru gibi değerleri geri istiyorum.
Yürek çarpıntılarıyla başladığım, büyük bir gururla sürdürdüğüm mesleğimi yürek çarpıntılarıyla noktalamak istiyorum.
Her gün biraz daha yitirdiğim ideali mi geri istiyorum.
Kısaca bugün ben, her gün biraz daha tükenen umutlarımı, meslek onurumu, saygınlığımı, öğrencilerimi geri istiyorum. Bugün ben çok şeyler istiyorum.
Her türlü fedakârlıktan kaçınmadan özveriyle çalışan öğretmenlerimize ne kadar teşekkür etsek yine de azdır. “24 Kasım Öğretmenler Günü” tüm öğretmenlerimize kutlu olsun.
***