Selma Erdal

Tüm Yazıları


1 Mayıs mı Dediniz?...

  • 30 Nisan 2018 Pazartesi



Camiler kışlamız, minareler süngümüz diyenlerin yönetiminde; fabrikalar kışlası, sanayinin bacası süngüsü olan emekçi güçsüz bırakılmıştır… İşçinin, emekçinin gücü yok edilmiştir… Bugün için yeşil ya da sarı olarak tanımlayabileceğimiz sendikacılık, sendikal haklar; dumura uğratılmışdır. İşçi; iş güvenliğinden yoksun, kadrosuz, yetmezmiş gibi bir de fabrikaların yabancıya satılması ya da kapatılması sonucunda da üretim dışı bırakılmışdır.Ülke çökerken, işçinin bayram yapacak mecali, nedeni, gerekçesi kalmamışdır. Geçmişde yaşadığımız o Şanlı 1 Mayıslar bitmiştir… Özgürlük, eşitlik ve demokrasi umutlarıyla yaşadığımız o coşkulu 1 Mayıslar artık anılarda kalmıştır… Yağlı kurşun atılmasa da işçiye, emekçiye; küreselleşen kapitalizmin acımasızlığında 1 Mayıslar kanlı olmuştur ve bu düzen değişmedikçe de hep kanlı olacaktır bundan böyle…1950'lerde Adnan Menderes'in ve Demokrat Parti'nin ilt,dara gelmesiyle; 1 Mayıs İşçi Bayramı değil, Bahar Bayramı olarak yer alyordu Saatli Maarif Takvimleri'nin yapraklarında...Çocukken aldatırlardı bizleri 1 Mayıs Bahar Bayramı diye… Geçmişde değil ama günümüzde gerçekten de 1 Mayıs oldu bahar bayramı… Emeğin değil, eğlencenin bayramı…
Ve daha sonrasında...
27 Mayıs 1960 Devrimi’nin ardından “Bu Anayasa, bu ülkeye bol geldi, daraltalım” diyen 12 Martçılar’ın ve 12 Eylülcüler’in elinde kuşa çevrilen 1961 Anayasası’nın tanıdığı özgürlük ve demokratik haklar doğrultusunda oluşan ortamda, bebelerimizden-dedelerimize, bir başka deyişle yediden yetmişyediye herkesin “1 Mayıs, 1 Mayıs; işçinin, emekçinin bayramı /Çağdaş uygarlık yolunda yürüyen halkın bayramı” diye ezgiler söyleyerek kutladığı ŞANLI 1 MAYIS İŞÇİ BAYRAMI; 1 Mayıs 1977’de yaşanan olaylarla KANLI 1 MAYIS olarak tarihimize geçti ve öyle kaldı.
Çünkü 1 Mayıs 1977’den beri; ne işçinin, ne memurun, bir başka deyişle ne mavi yakalı, ne de beyaz yakalı emekçilerin sosyal ve ekonomik hakları eskisi gibi olmadı, kazanılmış haklar birer, birer yitirildi ki kamu kesimindekilerin böyle hakları hiçbir dönemde zaten olmamışdı… Bilindiği gibi; kamuda memur sendikaları için yıllarca türkü söylendi, ama memura toplu sözleşmeli sendika hakkı verilmesi bir düş olmaktan öteye geçmedi…
Ve bugün için...Uluslararası barışın yerini, uluslararası ekonomik yarış aldığından beri; işçinin, emekçinin sömürüsü iyice arttı…Sendika sözleşmeli işçiliğin yerini; “taşeronluk” kurumu aldı… Küreselleşme kavramının, sınırları tanımayan sömürü düzeni; öncelikle işçinin, emekçinin haklarını sömürdü, yuttu ve buyurdu: -Ne kızıl, ne sarı sendika… Yalnızca taşeron firma ve sınırlı sözleşmeli işçilik, yok öyle iş için ömür boyu güvence, acımam ben ne yaşlıya, ne de gence… Beğenmezsen sıradan çık… Nasılsa sarmış ortalığı açlık…İşsizler ordusu giderek büyümekte… Ama burada ücretler bana göre yüksekse; sıra başka memlekette… İşte bu nedenle 24 Haziran 2018 geldiğinde; ülkenle birlikte, kendi yaşama hakkının da sonu gelsin istemiyorsan... Sen işçi, sen emekçi insan, sen üreten, sen çalışan; oyunu akıllıca kullan!...
Ve kadınlar, bizim kadınlarımız...1 Mayıs İşçinin Emekçinin Bayramı kadınların da bayramıdır...
Üretkenlik; bir lokma, bir hırka ile yetinilecek kazanç değil. Eğitimli yurtdaş ol; kazan sürekli, kimseye muhtaç değil...Önce kadın diyenler; kadının eğitimine öncelik verirler.Eğitimli olursa kadın; bütünüyle kalkınır toplum.Yasalarda kadın haklı; ama toplumda urganlı,halatlı.Eğitimli kadınsa; kanatlı... Ezilmez ayaklar altındaTarlada sabana koşulan kadın,yalnızca çocuk doğurması beklenen kadın;biliyor musun?SEN BİR YURTDAŞSIN;kimliğine sahip ol!...
Seni mal(meta) diye gören, başlık karşılığı alıp-satan düşünce; sen eğitimle gelişince, bil ki ayaklarının altında ezilir.Mal değil, yurtdaş olarak değer görmen için; İLKE ve DEVRİMLERİ'ni armağan etti ATATÜRK sana.Kadın; haklarını kullansana!Yasalarımıza göre sen; erkeğe eşsin, eşitsin. Neden erkeğin ardına düşmektesin?Neden kendini var etmekten kaçınmaktasın?1475 Sayılı İş Yasası'nda kadınla, erkek birbirine eşitdir; 26.madde "eşit işe, eşit ücret" hükmünü içerir.Nüfusun yarısı seninse, ülkenin yarısı da senindir. Seni toplumsal yaşamdan dışlamak isteyenlere; varlığın dur demelidir!
Evde, tarlada; ücretsiz aile işçisi olmaGeleceğinin güvencesi için haklarını kolla...Başlık parası yerine; Önce SGK...
Yasalar sana eşitsin derken; neden esirsin toplumsal değer yargılarına?Kadın; yasaların sana tanıdığı yargılara göre yaşaHukuk der ki;kadın-erkek eşit.Toplum yargıları;kadının önünde engelli eşik.Olmasın istiyorsan tasan; kadın Hukuk'a yaslan!Toplumsal değer yargılarını koyan da biz; altında ezilen de biz.Neden koyduğumuz kurallara esiriz; HUKUK kuralları varken?Geleneksel toplumsal rollere kendini kurban ederek ezilmişlikten kurtulamazsın KADIN; haklarını öğren, sen önce yurtdaşsınBir kadın olarak;erkeklere, erkek oldukları için gösterdiğin hoşgörünün aynısını kendine göster kadın, UNUTMA SEN İNSANSIN!...Ve sen insanlığını, kimliğini, kişiliğini yitirmek istemiyorsan; 24 Haziran 2018 günü oyunu kullan, yazgını kendin belirle, tutsak olma karanlık güçlere...